Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6162 E. 2026/10723 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6162
- Karar No
- 2026/10723
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2886 E., 2023/3510 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafinin temyiz istemlerinin "somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kastın olmadığına, TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın haksız yere ceza aldığına," yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; İlk Derece Mahkemesince sanığın birinci kez mükerrer olduğu belirtilerek tekerrür hükümleri uygulandığı halde ve 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinni 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekekkür hükümlerinin uygulanması durumunda da birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmeyecek olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "Sanığın tekekkürüre esas alınan ilâmında da mükerrir olduğu anlaşıldığından 5275 sayılı Yasa'nın 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca sanık hakkında tayin edilen bu ceza hükmü yönünden KOŞULLU SALIVERME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA," ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.