Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5637 E. 2026/8887 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5637
Karar No
2026/8887
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1910 E., 2023/2424 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın hırsızlık suçunun unsurlarını yerine getirmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesine, sanığın suçu işlediğine dair herhangi bir emare ya da olguya rastlanılmadığına, sanığa üst hadden ceza verildiğine, sanığın duruşmadaki iyi halinin göz önünde bulundurulmadığına, herhangi bir takdiri indirime yer verilmediğine, sanığın adli sicil ve arşiv kaydı bulunmadığına, cezalandırma talep edilirken ve hüküm verilirken bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiğine, kararın sanık lehine bozulmasına '' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya kapsamından, kolluk görevlilerince sanığın ikametine gildiğinde kapıyı sanığın kardeşi...nin açtığı, sanığın kardeşine konu hakkında bilgi verilerek bahse konu olayla ilgili görüntüler gösterildiğinde görüntülerdeki şüpheli şahsın abisi olan sanık ... olduğunu söyleyerek suça konu dizüstü bilgisayarı görevlilere teslim ettiği, suça konu dizüstü bilgisayarın katılana teslim edildiği, katılanın 24.03.2022 tarihli 3. celsede alınan beyanında ''Benim bir adet dizüstü bilgisayarımı teslim ettiler. Ancak bu bilgisayarın bataryası halen daha teslim edilmemiştir.'' şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, katılandan gerçekleşen kısmi iadeden dolayı kısmi iadeye karşı duruşu bulunmayan sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/5637, K. 2026/8887, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-5637-e-2026-8887-k-c476268d2403