Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5403 E. 2025/16529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5403
- Karar No
- 2025/16529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/744 E., 2024/51 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması 1-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında, 19.04.2017 tarihinde iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17.07.2017 tarihli ve 2017/1625 Esas, 2017/1635 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükümlerin kesinleştiği anlaşılmakla; sanık hakkında aynı tarihte hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 2021/17816 E., 2022/14679 K. sayılı kararıyla bozulmasını takiben Mahkemenin dosyayı yeniden esasa kaydederek sanık hakkında bozma ilâmının konusu olmayan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurduğu 18.01.2024 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan hükümlerin temyiz incelemesine konu edilmesi mümkün olmadığından, konusu bulunmayan temyiz talebinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, 2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığı hususu ile ilgili yeterli araştırma yapılmadığı ve samimi beyanları ile zararı karşılaması nedeniyle hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 142-2-h, 143. maddeleri uyarınca tayin olunan 10... ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 43. maddesi ile 1/4 oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucu 12... ay 15 gün yerine, 13... ay 15 gün hapis cezasına hükmolunarak fazla ceza tayini, sonraki uygulama ile sonuç cezanın doğru hesaplandığı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, Şikâyetçi ...'a ait iş yerinden 12.02.20 17... .02.2017 tarihlerinde çeşitli gümüş eşya, takı ve saatlerin çalındığı olayda, dosya içerisindeki 16.02.2017 tarihli Yakalama, Muhafaza Altına Alma ile aynı tarihli Değer Tespit ve Tesellüm Tutanaklarının içeriklerine göre; sanık ...'ın gözaltında bulunduğu sırada çalmış olduğu bir kısım malzemelerin ikametinde olduğunu söylemesi üzerine, babası tanık ...'ın evde bulmuş olduğu suça konu eşyaları kolluk görevlilerine teslim ettiği ve malzemelerin soruşturma aşamasında şikâyetçiye iade edildiğinin anlaşılması karşısında; soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmî iade nedeniyle şikâyetçiden açıkça etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatının olup olmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.