Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5383 E. 2026/10020 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5383
- Karar No
- 2026/10020
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 20223/159 E., 2023/734 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık ... hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2024 tarihli ve 2024/188 D. İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve sanık ...'ın yüzüne, müdafiinin yokluğunda verilen 09.11.2023 tarihli kararda, hükmün tebliği tarihinden itibaren temyiz hakkı bulunduğu belirtilmek suretiyle yanıltmaya neden olunduğundan; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I) Sanık ... hakkında şikâyetçiler ..., ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Tüm dosya kapsamı ile tarafların beyanlarına göre; şikâyetçi ...’e ait olan sebze kasalarının çalınmasından kaynaklanan zararı kovuşturma aşamasında gideren sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi yerine aynı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından; kabule göre de, sanık hakkında adı geçen şikâyetçiye yönelik hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 1 43... /1. maddeleri gereğince hükmolunan 8 yıl 16... gün hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında artırım yapılırken 2 yıl 13... gün yerine hesap hatası sonucu 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, sonraki uygulama nedeniyle sonuç ceza doğru olduğundan, sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II) Sanık ... hakkında şikâyetçiler ... ve ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2--d-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçların gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, sanığın aleyhe bozma ilâmına karşı savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınması gerektiği ve müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden müdafiinin hazır olmadığı oturumda yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2. Kabule göre de; a) Tüm dosya kapsamı ile tarafların beyanlarına göre; şikâyetçi ...’e ait olan sebze kasalarının çalınmasından kaynaklanan zararı kovuşturma aşamasında gideren sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi yerine aynı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, b) Sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 1 43... /1. maddeleri gereğince hükmolunan 8 yıl 16... gün hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında artırım yapılırken 2 yıl 13... gün yerine hesap hatası sonucu 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik eylem bakımından bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.