Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/29194 E. 2026/10290 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/29194
- Karar No
- 2026/10290
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1579 E., 2023/1334 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafîinin temyiz isteminin, sanığın tır şoförü olması sebebiyle birçok araca ve bu arada suçun işlendiği araca da binmiş olabileceğine, sinyal bilgilerinin alınmadığına, zarar konusunun netleştirilmediğine, suçun gece vakti işlendiğinin sabit olmadığına yönelik olduğu, katılan vekilinin temyiz isteminin, suçun tamamlanmış olduğuna, üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine yönelik olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, suçun tamamlanmış olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2021/19 Esas, 2021/58 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık, sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2021/1263 Esas, 2023/256 Karar sayılı kararı ile “ Dosyada mevcut olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile boru kapatma tutanağında; ... Boru hattı güvenlik müdürü ... isimli şahsın ... Komutanlığını 08.12.2015 günü saat 10:00 sıralarında arayarak olayı ihbar ettiğinin belirtildiği, dosyada mevcut olay yeri inceleme raporunda ise, olayın 08.12.2015 günü saat 23:06 sıralarında ... komutanlığı tarafından olay yeri inceleme birimine bildirildiğinin belirtildiği, bu nedenle olayın ihbar edildiği zamana ilişkin görevli kolluk kuvvetlerince düzenlenen yukarıda belirtilen tutanaklar ile olay yeri inceleme raporu arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında, olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile boru kapatma tutanağını tanzim eden tutanak mümzilerinin ve yine bahse konu tutanaklara göre olayı ... ihbar ettiği anlaşılan ... boru hattı güvenlik müdürü ... isimli şahsın açık kimlik, adres ve iletişim bilgilerinin tespit edilerek tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, suç tarihinde suça konu petrol boru hattında meydana gelen basınç düşüklüğünün ne zaman gerçekleştiğinin ve suça konu olayın hangi saatte kolluk birimlerine ihbar edildiğinin sorulması, sonucuna göre de sanık hakkında TCK'nun 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Suç tarihinde sanığın hırsızlık suçuna konu eyleminin, tamamlanmış ya da teşebbüs aşamasında kalmış hırsızlık suçlarından hangisini oluşturacağı yönünde, mahkemesince gerekçeye yer verilmeyerek gerekçeli kararda bu hususun tartışılmaması, Hukuka aykırı, istinaf itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden 5271 sayılı CMK'nun 289/1-g maddesi gereğince hırsızlık suçuna ilişkin hükmün bozulmasına," karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı da gözetilerek yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2021/1263 Esas, 2023/256 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Siverek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2023 tarihli ve 2023/86 Esas, 2023/162 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.