Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4334 E. 2026/8824 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4334
- Karar No
- 2026/8824
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2751 E., 2023/3377 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin "şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca her ne kadar ilk derece mahkemesince 27.05.2022 tarihli oturumda sanıkların esas hakkında savunmaları zorunlu müdafii huzurunda alınmış ise de, sanıkların esasa ilişkin savunmasının alındığı 27.05.2022 tarihli oturumda sanıklara iddianame ve ekleri okunup, tüm yasal hakları yeniden hatırlatılarak esas hakkında savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek, aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.