Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/422 E. 2026/3951 K. – Neticesi Sebebiyle
Konu: Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/422
- Karar No
- 2026/3951
- Karar Tarihi
- Konu
- Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1008 E., 2025/3311 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmı sonrası hüküm türü değiştirildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmı üzerine verilen İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2024 tarihli ve 2023/473 Esas, 2024/942 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/3, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/1008 Esas, 2025/3311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak bozma kararı verildiğine, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının usûl ve yasaya uygun olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine ve haksız tahrik indiriminin alt sınırdan uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hükmün "..Katılanın anlatımı ve onu destekleyen rapora göre sanık ... ... ile birlikte eylemi gerçekleştiren sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü yerine delillerde yanılgıya düşülerek beraat hükmü kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verildiği, fakat 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının anılan maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak, tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca yeniden hüküm kurmak yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen bozma kararının ve bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/1008 Esas, 2025/3311 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde bozma üzerine verilen hukuka aykırı İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma ilâmının içeriği dikkate alınarak takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.