Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3132 E. 2026/6373 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3132
- Karar No
- 2026/6373
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4169 E., 2023/3446 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; Olayın gerçekleştiği yerin metruk bir yer olduğu, yerel mahkemece keşif yapılması gerektiği, sanığın hırsızlık kastının bulunmadığı, malın değerinin azlığının yerel mahkemece göz önünde bulundurulmadığı, çalındığı iddia edilen eşyaların sanığın aracına sığamayacağı, sanığın hırsızlık suçu işlemediğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, " Bozma öncesi ilk derece Mahkemesince verilen 16.09.2021 tarihli ilk hükümde 4.080 TL. vekalet ücretine hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.12.2022 tarihli ilamı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükme ilişkin olarak esastan red kararı verilerek bu suç yönünden hükmün ve vekalet ücretinin kesinleştiğinden, bozma konusu olan hırsızlık suçundan kurulan yeni hükümde önceki vekalet ücretinin mahsubunun gerektiğinin gözetilmemesinin, usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek; hükümde yer alan;"...9,200 TL..." ibaresi çıkarılarak yerine ,"... daha önce kesinleşen 4.080 TL'nin mahsubu ile bakiye 5120 TL..." ibaresi eklenerek, düzeltilmesine " karar verilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesince, 16.09.2021 tarihli ilk hükümde iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin esastan red kararı verilerek bu suç yönünden hükmün kesinleştiği ve sanık hakkında mahkûmiyet hükmü verilen hırsızlık suçundan katılan lehine vekâlet ücreti verildiği ancak bu suç yönünden kararın bozulması nedeniyle vekâlet ücretinin kesinleşmediği, buna rağmen 16.09.2021 tarihli ilk hükümdeki vekalet ücretinin mahsup edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddelerine göre; birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması durumunda bunlardan en ağırının esas alınması ve tekerrüre esas alınanın hükümde açıkça gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkûmiyetlerinden en ağır cezayı içeren İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/735 Esas ve 2013/252 Karar sayılı ilâmı ile hırsızlık suçundan 1 yıl ve 3 yıl olarak verilen iki ayrı hapis cezasından hangisinin tekerrüre esas alındığı belirtilmeden, yukarıda anılan Mahkeme tarafından verilen mahkûmiyetlerin tümünün tekerrüre esas alınmasının hukuka aykırı olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine "Sanığın adlî sicil kaydında yer alan İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2013 tarihli ve 2012/735 Esas, 2013/252 Karar sayılı ilâmına konu 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b,53. maddeleri uyarınca hükmedilen 3 yıl hapis hapis cezası nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan cezanın aynı Kanun'un 58/6-7. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.