Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2519 E. 2026/10732 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2519
- Karar No
- 2026/10732
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3387 E., 2023/4286 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafinin temyiz isteminin "somut delil bulunmadığına, eve hiç girilmediğine, kolluk ifadesi alınırken müdafiinin bulundurulmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delillerin hukuka aykırı toplandığına, TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasının gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek ve sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmolunan cezaların miktarları itibarîyla 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği taleplerinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 148/4. maddesi uyarınca sanıkların soruşturma aşamasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukta verdikleri beyanlarının hükme esas alınamayacak oluşu birarada değerlendirildiğinde; sanıkların 22.01.2019 tarihinde gerçekleşen hırsızlık suçunu işlediklerine dair, sonradan inkar edilen sanıkların müdafisiz kolluk beyanındaki ifadeleri dışında, sanıkların savunmalarının aksini gösterir mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden ve atılı suçu işlediklerine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.