Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/8847 E. 2024/19209 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8847
- Karar No
- 2024/19209
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2022/450 K. ŞİKAYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, cezanın üst hadden verilmesine, sanığın pişmanlık göstererek zararı gidermesine rağmen gerekli indirimin yapılmamasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Bozma ilâmı öncesi hükmün sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2013 tarihli ve 2012/789 Esas, 2013/190 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklarn aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında yargılama giderlerine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozmanın sanık lehine olması nedeniyle, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine "Sanık hakkında Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2013 tarihli ve 2012/789 Esas, 2013/190 Karar sayılı ilamındaki 5237 sayılı Kanun’un 204/1 maddesi kapsamındaki resmî belgede sahtecilik suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.