Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/6651 E. 2024/18427 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6651
- Karar No
- 2024/18427
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/442 E., 2022/621 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
I) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık hakkında Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2014/587 Esas, 2016/217 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, 15.12.2020 tarihli Tebliğnamede sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz istemine dair görüş belirtilmediği ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/10711 Esas, 2021/12981 Karar sayılı kararında sanık hakkındaki hükümlerle ilgili bir karar verilmediği hâlde, Mahkemece 24.03.2016 tarihli mahkûmiyet hükümleri bozulmuş kabul edilerek 23.06.2022 tarihli karar ile sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet kararları verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında verilen 23.06.2022 tarihli kararların yok hükmünde olduğu bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan ve infaz kabiliyeti bulunmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılma istemi bulunmayan ve bu nedenle "katılan" sıfatını almayan şikâyetçinin, gerekçeli karar başlığında "şikâyetçi" yerine "katılan" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata; takdirî indirim nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine 62/2. maddesi olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.