Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/6918 E. 2024/20085 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6918
- Karar No
- 2024/20085
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/220 E., 2022/832 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında Afyonkarahisar Asliye Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 23.03.2015 tarihli ve 2014/631 Esas, 2015/173 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının gerekçeli kararının sanığın savunmasında belirttiği adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, aynı zamanda MERNİS adresi olan beyan adresine normal tebligat çıkartılmadan MERNİS adresi ibaresiyle doğrudan çıkartılması ve aynı konutta oturan babasına tebliğ edilmesi nedeniyle usulsüz olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleşmediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunmaması sebebiyle Yerel Mahkemece verilen 13.09.2022 tarihli ve 2017/220 Esas, 2022/832 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararlarının da dava zamanaşımını kesmeyeceği nazara alınarak yapılan incelemede: Şikâyetçinin aşamalarda alınan ifadeleri ve ifadeleri doğrultusunda incelenen telefon görüşme kayıtlarına göre sanığın gündüz vakti yolda yürüdükleri sırada cep telefonunu birisini arama bahanesiyle alarak çalması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, 14.06.2011 olan ilk mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.