Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/5968 E. 2024/15501 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5968
- Karar No
- 2024/15501
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/389 E., 2020/260 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 31/3. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 27.04.2015 tarihli mahkûmiyet tarihinden itibaren 11.11.2020 tarihli hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun'un 31/3. maddesinden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 31/3, 168/1. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 11 ay 3 gün hapis yerine hesap hatası sonucu 10 ay 25 gün hapis cezasına hükmedilmesi ve devamında aynı Kanun'un 50/1-a maddesi uyarınca 6.660,00 TL adlî para cezası yerine 6.500,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde yer alan "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde on birinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak on sekiz yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında hapisten çevrilen adli para cezasının yerine getirilmemesi durumunda, hapse çevrileceğine dair ihtar yapılmasına karar verilmesi, 3. 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu ücretinin ve sosyal hizmet uzmanı ücretinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye göre yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuktan alınmasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321.maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasının "1. No'lu" bendindeki 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile uygulama yapılmasına ilişkin bölümündeki "10 ay 25 gün" ibaresinin çıkartılarak yerine "11 ay 3 gün" ibaresinin eklenmesi ve aynı Kanun'un 50/1-a maddesi ile uygulama yapılmasına ilişkin paragraftaki "10 ay 25 gün", "325" ve "6.500,00 TL" ibarelerinin çıkartılarak, bunların yerine sırasıyla "11 ay 3 gün", "333" ve "6.660,00 TL" ibarelerinin eklenmesine karar verilmesi ile devamında bir sonraki paragraftaki “... ödenmeyen adlî para cezasıyla ilgili 6545 sayılı yasanın 81. maddesiyle değişik 5275 sayılı yasanın 106/3 maddesi gereğince işlem yapılacağı hususunun TCK'nın 52/4 maddesi gereğince SSÇ'ye İHTARINA, (ihtar edilemedi)" ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmesi ile; hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin bölümündeki "SİR raporunu düzenleyen bilirkişi için düzenlenen sarf gideri 150,00 TL ve sosyal hizmet uzmanı bilirkişi için düzenlenen sarf gideri 100,00 TL" ibaresinin çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.