Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/519 E. 2023/9403 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/519
- Karar No
- 2023/9403
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/58 E., 2016/62 K. MAĞDURLAR : ..., ... SUÇLAR : 6136 sayılı yasaya muhalefet, kamu malına zarar verme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın adlî sicil kaydındaki Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2010 tarihli ve 2009/289 Esas, 2010/441 Karar sayılı ilâmının 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezasına ilişkin olduğu ve 18.09.2012 tarihinde kesinleşerek 27.02.2014 tarihinde infaz edildiği tespit edilerek sanık hakkında bu ilâma istinaden tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. I. Sanık Hakkında Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, II. Sanık Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde; Sanığın trafik tabelasına tabanca ile ... etmek şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesinde öngörülen kamu malına zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık aslî zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 26.03.2015 tarihli sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III. Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer ... "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... Seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 6136 sayılı Kanun'un 13/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddelerinde tanımlanan suçların seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesindeki "Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un eklenen geçici 5/1-d maddesi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d'de yer ... "Kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer ... “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer ..., “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve aynı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren, 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesindeki suç yönünden, aynı Kanun’un 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması, 3. 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde düzenlenen suç için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezası öngörülmesine rağmen ... ... para cezası belirlenirken 6 ... adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet suçu yönünden yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.