Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/4396 E. 2024/17806 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4396
Karar No
2024/17806
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/693 E., 2022/319 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, uyulan bozmaya, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanıkların konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıkların suç tarihinde gündüz vakti eylemlerini gerçekleştirdiğinden haklarında 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesinin uygulanmasının gerektiği, mahkemenin "Sanıkların konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan sabit görülen eylemlerine uyan, 5237 Sayılı Kanun'un 61. maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanıkların kastının ağırlığı, sanıkların geçmişteki hali, sabıkalı oluşu, sanıkların uslanmaz tutumu, cezanın caydırıcılık özelliği, sanıkların amaç ve saiki göz önüne alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesi gereğince takdiren alt sınırdan ayrılmayı gerektiren bir neden görülmediğinden, takdiren ve teşdiden 1 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına" şeklinde gerekçe ile hüküm kurarak alt sınırdan hüküm kurduğunu belirtip teşdiden diyerek sanıkların 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar vermesi ve uygulama maddesini de 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesi olarak belirleyerek çelişki oluşturması, 2. Sanıkların eylemlerine birden fazla kişi ile birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/4396, K. 2024/17806, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-4396-e-2024-17806-k-871e98022077