Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/6697 E. 2024/17403 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6697
Karar No
2024/17403
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/222 E., 2021/628 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık hakkında Mahkemenin 14.05.2014 tarih, 2013/242 Esas, 2014/84 Karar sayılı kararında tekerrür uygulamasına esas alınan hükümde sonuç cezanın 5 ay hapis cezası olduğu, kararın yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 14.11.2018 tarih, 2016/15660 Esas, 2018/14412 Karar sayılı bozma kararında sanığın adli sicil kaydında yer alan Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2008 tarih, 2008/15 Esas ve 2008/155 Karar sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçundan hükmedilen 3 yıl 9 ay hapis cezası ilâmının 19.12.2012 tarihinde yerine getirildiği, bu ilâmın tekerürre esas alınan ilâmdan daha ağır cezayı içeren bir ilâm olması nedeniyle bu ilâmın tekerrüre esas alınması gerektiğinin belirtildiği, bozma sonrası belirtilen bu ilâmın esas alındığı ancak sanığın koşullu salıvermeye eklenecek süre bakımından kazanılmış hakkının korunması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulduğu belirtildiği hâlde uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesinin gösterilmesi, 3-Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarih, 2020/2613 Esas, 2020/3769 Karar sayılı bozma ilâmı lehine olan sanığa bu bozma ilâmından sonra yapılan yargılama giderlerinin yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında TCK'nın 58. maddesinin uygulandığı bende "Sanığın 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının bulunması nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süre bakımından Şarköy Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2005/295 Esas ve 2006/215 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün esas alınmasına" cümlesinin eklenmesi, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün birinci bendindeki "116/1 ibaresi" çıkarılarak "116/2" ibaresinin eklenmesi ve yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararları öncesi, ilk kararda ve ikinci kararda belirtilen yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline, son bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/6697, K. 2024/17403, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-6697-e-2024-17403-k-1f87feef3316