Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3047 E. 2025/12330 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3047
Karar No
2025/12330
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3130 E., 2020/9 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık müdafiine tebliğ edilen Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında, 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtarat ile tebliğ edilmesi zorunluluğuna uyulmaması nedeniyle, sanık müdafiinin sonradan sunduğu 27.02.2020 tarihli sebep içeren dilekçesinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanık hakkında akıl sağlığına ilişkin düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunduğuna, sanığın eyleme katılmadığı ve menfaat elde etmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-Sanık kovuşturma aşamasında zararı gidermek istediğini beyan edip mahkemece tespit edilen muhtemel zararın sanık müdafii tarafından depo edildiği, ilk derece mahkemesince zararın giderilmesi sebebiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak cezada indirim yapıldığı, kararın istinaf edilmesinden sonra Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, şikâyetçiye ulaşılamaması ve zarar giderimi yapılamaması sebebiyle aynı Kanun'un 168/2. maddesinin hükümden çıkarıldığının anlaşılması karşısında; sanığın aşamalarda zararı gidermek istediğini beyan etmesi ve müdafii tarafından zarar miktarının bankaya depo edilmesine rağmen şikâyetçiye iadenin sağlanamaması gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; Hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 62. maddelerine göre belirlenen 4 yıl 2 ay hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına şeklinde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün öncelikle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3047, K. 2025/12330, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-3047-e-2025-12330-k-b2fed9640a64