Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/7751 E. 2025/21478 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7751
Karar No
2025/21478
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/425 E., 2018/127 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/413 E., 2017/306 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama, Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bölge adliye mahkemesince verilen karara yönelik sanıklar ... ve ... müdafii tarafından 03.03.2018 tarihinde temyiz sebeplerini içermeyen süre tutum dilekçesi verildiği, bölge adliye mahkemesinin gerekçeli kararının sanıklar müdafine 21.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, sanıklar müdafince 04.07.2018 tarihinde ayrıntılı temyiz dilekçesinin, CMK'nın 295 inci maddesinde belirtilen 7 günlük süreden sonra sunulduğu görülmüş ise de, bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanık müdafine gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebliğ evrakında CMK'nın 295 inci maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilmiştir. Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanıklar ..., ..., ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurularının incelenmesi neticesinde; ByLock kullanıcısı oldukları dosya arasında yer alan ve örgütsel konuşma içerikleri bulunan tespit değerlendirme tutanaklarından anlaşılan sanıkların faaliyetleri ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla; Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ..., ... müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin tebliğnameye (sanık ... yönünden uygun, diğer sanıklar yönünden aykırı olarak) kısmen uygun olarak ayrı ayrı ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvursunun incelenmesi neticesinde; 1)Sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan dolayı Ankara bölge adliye mahkemesi 4. Ceza Dairesince celse açılmak suretiyle yapılan yargılamasında, sanık müdafinin mazeretli olması nedeniyle, sanığın müdafii yardımından yararlandırılmadan savunmasının alınması suretiyle Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine aykırı davranılması, 2)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından hükme esas alınan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunduğundan, sanık ... müdafinin temyiz itirazları da bu yönüyle yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2 maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/7751, K. 2025/21478, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-7751-e-2025-21478-k-0889a837f72b