Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/26796 E. 2024/20068 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/26796
Karar No
2024/20068
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1937 E., 2023/1761 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2018/824 Esas, 2019/874 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/285 Esas, 2020/253 Karar sayılı kararı ile "... TCK'nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında hükmolunan cezanın infazında ikinci kez mükerrirliğe ilişkin infaz hükümlerin uygulanması gerektiği hususunun gözetilmemesi," gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma sonrasında İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2021/30 Esas, 2021/199 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/2573 Esas, 2022/2015 Karar sayılı kararı ile "... Dairemizin bu dava dosyası ile ilgili olarak 13.10.2020 Tarih, 2020/285 E. 2020/253 K. Sayılı kararında; yerel mahkemenin 31.10.2019 Tarih, 2018/824 E. ve 2019/874 Karar sayılı kararında aleyhe istinaf başvurusu dahi değerlendirilerek sanık hakkında ikinci kez mükerrirliğe ilişkin hükümlerin uygulanmamış olması nedeniyle hükmün bozulmasına kararı verildiği ve böylece Dairemiz bozmasının sanık aleyhinde bir sonuç doğurması nedeniyle sanığın mahkemede hazır edilerek bozma kararı karşısında CMK'nın 307/2 maddesi gereğince beyanlarının alınması gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olup bozmayı gerektirdiğinden," gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği ancak verilen bu bozma kararlarının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararları vermesinin ve anılan kararlara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi hâlinde CGK'nın 04.10.2023 tarihli ve 2023/500 Karar sayılı kararı da dikkate anılarak TCK'nın 58. maddesinin ilk kez uygulanmış olması nedeniyle hükmün temyizinin mümkün olacağı ve bu şekilde tarafların kanun yoluna başvurma hakkının kısıtlanmayacağı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/285 Esas, 2020/253 Karar sayılı bozma kararı, bozma üzerine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2021/30 Esas, 2021/199 Karar sayılı ve yine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/2573 Esas, 2022/2015 Karar sayılı bozma kararı ve bozma üzerine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2023/3 Esas, 2023/94 Karar sayılı kararlarının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/26796, K. 2024/20068, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-26796-e-2024-20068-k-32297af9f775