Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/26360 E. 2025/11083 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/26360
- Karar No
- 2025/11083
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1575 E., 2023/2021 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2019/1571 Esas, 2022/322 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/958 Esas, 2022/2328 Karar sayılı kararı ile " ... Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23/09/2020 tarih 2020/1421 Esas 2020/9249 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı TCK'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanunun 62. maddesinde yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nun 150/3. maddesi uyarınca sanığa kendisine müdafii seçmesi konusunda süre verilmesi, sanık müdafii seçebilecek durumda değil ise zorunlu müdafii atanması gerektiği ancak ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeden, 16/11/2020 tarihinde yapılan duruşmada sanığa müdafii atanmadan savunmasının alındığı, yargılamaya devamla CMK'nun 188/1. maddesine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlandığı, bu suretle sanık müdafii olmaksızın savunması alınarak duruşmada hazır bulunmaları zorunlu kişilerden olan müdafiinin yokluğunda karar verilerek 5271 sayılı CMK'nun 289/1-e maddesine aykırı davranılması ve dosya kapsamına göre, hırsızlık eyleminin işlendiği 29.09.2019 günü sabah saat 06.00'a kadar mağdurun babasının işyerinde ayakta olduğu, hırsızlık eyleminin sabah saat 06.00'dan sonra işlendiği, katılan ... tarafından aynı gün 19.00'da hırsızlık eyleminin fark edildiği, 29.09.2019 günü UYAP kayıtlarına göre güneşin 06.49'da doğduğu geceden sayılan zaman diliminin 05.49'da sona erdiği nazara alındığında suça konu hırsızlık eyleminin katılanın beyanına göre, saat 06.00'dan sonra gündüz sayılan zaman diliminde işlenmesi nedeniyle hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarının geceden sayılan zaman diliminde işlendiğine dair delillerin neler olduğu açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması..." nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/958 Esas, 2022/2328 sayılı kararının ve bu karar üzerine yeniden yargılama yapan Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2022/1410 Esas, 2023/986 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.