Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10240 E. 2025/8938 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10240
Karar No
2025/8938
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3425 E., 2020/2728 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : 21.09.2016 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama, bozma I- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 06.01.2021 tarihli ve 2019/3425 Esas, 2020/2728 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 06.01.2021 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafinin temyiz isteminin sanığa zorunlu müdafii atanmadan savunmasının alınmasına, sanık aleyhine yapılan arama ve arama kararının hukuka aykırı olduğu için bu delillerin yargılamada kullanılamayacağına, arama sonucu elde edilen malzemeler ile katılanların beyanlarında belirttikleri eşyalar arasında uyumsuzluk olduğuna ilişkin, sanık ... müdafinin temyiz isteminin sanığa zorunlu müdafii atanmadan hâkim ve mahkeme huzurunda savunmasının alındığına, soruşturma işlemlerinin müdafii atanmadan yapıldığına, arama kararının hukuka aykırı alındığına, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin ispat aracı olarak kullanılamacağına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık ...'e yüklenen 5237 sayılı Kanun’un ve 142/2-h, 143 maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, müdafii bulunmaksızın savunmasının alınıp yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/187 K. sayılı içtihadında da değinildiği üzere; sanık ... hakkında TCK'nın 142/2-h maddesinin yanı sıra nitelikli hal olarak kabul edilen aynı Kanun’un 143. maddesinin de uygulanmasının talep edilmesi ve bu itibarla talep edilen cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle, CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca istemi aranmaksızın zorunlu olarak atanan müdafinin CMK'nın 188/1. maddesi gereğince hükmün açıklandığı 26.02.2019 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden ve sanık müdafinin mazeret talebini içerir 26.02.2019 tarihli dilekçesi ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmeden, duruşmaya devamla sanık müdafiinin yokluğunda esas hakkında karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Saray(Tekirdağ) Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/10240, K. 2025/8938, T. 13.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-10240-e-2025-8938-k-c9e3d9f7b908