Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/25391 E. 2024/19619 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/25391
- Karar No
- 2024/19619
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/711 E., 2022/958 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli SUÇLARIN TARİHİ: 14.03.2013 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 116/1. maddelerinde düzenlenen suçlar için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.03.2018 tarihi itibarıyla durduğu ve denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 13.12.2018 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında (durma süresi de dikkate alınarak), sanık hakkındaki dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamenin davanın düşürülmesi yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında bozma kararından önce kurulan 03.03.2014 tarihli ilk hükümde hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ve hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 17.01.2017 tarihli ve 2014/36963 Esas, 2017/380 Karar sayılı ilamıyla bozulması karşısında, her ne kadar daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmamakla birlikte, bozma öncesindeki erteleme kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu nazara alınarak sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulandığı kısım ile lehe hükümlerin tartışıldığı kısımdaki "TCK 51" ibaresinin çıkarılmasına ve hüküm fıkrasına "sanık hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan 6 ay hapis cezasının, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan tayin olunan 5 ay hapis cezasının sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve sanık hakkında aynı Kanun'un 51/3. maddesi gereğince mahkemenin takdirî göz önünde bulundurularak 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, aynı Kanun’un 51/6. maddesi gereğince sanığa başkaca herhangi bir yükümlülük yüklenmeden geçirilmesine, aynı Kanun’un 51/7-8. maddeleri gereğince cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtarına" ibaresi eklenmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.