Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/21183 E. 2025/15912 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/21183
Karar No
2025/15912
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1413 E., 2023/654 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma I. Sanıklar ..., ... ve .. (..) .. hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu işlemediğine dair savunmalarının diğer sanık beyanlarıyla da doğrulandığına, sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair, her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmasına yeter somut ve kesin delil bulunmadığına, hırsızlık konusu para ve saatlerin soruşturma aşamasında katılana teslim edilmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden sonra 06.04.2023 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303/1-a. maddesinde düzenlenen yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince ölüm nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III. Sanıklar ..., ..., .. (..) .. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, delillerin yeterli olmadığına, suçun manevi unsurları oluşmadığına ilişkin olduğu; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, kararda hukuki gerekçe mevcut olmadığına, delillerin yeterli olmadığına, sanığın diğer sanıklarla birlikte hareket ederek suç işlemek gibi bir eylemi olmadığına, unsurlarının bulunmadığına, TCK'nın 168. maddesi gereği indirim yapılması ve sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkin olduğu, sanık ... (Şahabettin) İnci müdafiinin temyiz isteminin, kararın yasaya ve kanuna aykırı olduğuna, sanık hakkında TCK'nın 168. maddesi hükmü uyarınca verilecek cezanın üçte ikisine kadar indirilmesi gerektiğine, TCK'nın 145. maddesinin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği, her ne kadar ilk derece mahkemesince sanıklara müdafii atanmış ise de, müdafiinin huzurunda iddianame ve ekleri okunarak, tüm yasal hakları yeniden hatırlatılarak sanıkların esas hakkında savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin iseİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/21183, K. 2025/15912, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-21183-e-2025-15912-k-241b213aeff0