Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17107 E. 2025/7629 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17107
- Karar No
- 2025/7629
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/99 E. 2014/719 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nin 204. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgularının yapıldığı 13.02.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B.Tacir veya Şirket Yöneticisi Olan ya da Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faaliyetleri Sırasında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Katılanın, 1997 yılında sanıkların ortak ve yetkilileri oldukları şirkete ait petrol istasyonunda pompacı olarak çalışmaya başladığı, sanıkların işe girmeden önce katılandan bir adet imzalı boş senet aldıkları, katılanın mecbur kalması nedeniyle imzaladığı boş senedi sanıklara verdiği, daha sonra emekli olması nedeniyle kıdem tazminatını isteyerek işten ayrıldığı, tazminatının ödenmemesi üzerine bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline yönelik dava açtığı, davasını kazandıktan sonra yaklaşık 33.000,00 TL tutarındaki işçilik alacaklarının tahsili için icra takibi başlattığı, bu esnada suça konu senedin 11.06.2007 düzenleme ve 31.12.2009 vade tarihli, 35.000,00 TL bedelli olacak şekilde doldurulup atılı suçtan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ... tarafından icra takibine konulduğu, katılan ile ... arasında hiçbir hukuki ya da ticari ilişkinin söz konusu olmadığı, böylece şirket ortak ve yetkilileri olan sanıkların birlikte hareket ederek, bir kısım işçilik alacaklarına ilişkin açtığı davayı kazanarak bu kararı icraya koyan katılana yönelik, suça konu senedi daha önce katılan kendilerine vermiş gibi gösterip temin ve tespit edilemeyen şahsa doldurup imzalattırarak temyiz dışı sanık ... vasıtasıyla, katılan kendilerine yönelik icra takibine geçtikten hemen sonra katılan aleyhine icra takibine koymak suretiyle atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda, her ne kadar sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının zamanaşımının vaki olduğu cihetle Dairemizce düşmesine karar verilmiş ise de, suça konu senedin sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun da maddi unsurunu oluşturması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 209/2. maddesi de gözetilerek, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından; katılanın 1997 yılı ve öncesine ilişkin samimi imzalarını içeren belge asılları bulunup bulunmadığı kendisinden sorulup ilgili resmi ve özel kurumlardan imzalı belge asıllarının dosya arasına getirtilerek incelenmesi, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden suça konu senette yer alan adına atılı imzaların katılana ait olup olmadığı hususunda rapor alınması ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıklarının hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.