Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/20769 E. 2025/554 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/20769
- Karar No
- 2025/554
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2674 E., 2022/2265 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2018/788 Esas, 2019/514 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2019/3857 Esas, 2020/2100 Karar sayılı kararı ile "... Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2020/5826-2020/6444 ve 2. Ceza Dairesinin 2020/1421-2020/9249 içtihatlarında belirtildiği gibi; 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddelerii uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada sanığın savunması alınarak aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması hukuka kesin aykırılık halinin bulunması, Kabule göre de; 1-Hırsızlığın konusu bisikletin bulunduğu yerin site içi olduğu belirtilmiş ise de, bisikletin bulunduğu yerin bina ya da eklentisi niteliğinde olup olmadığına dair olay yeri inceleme ve krokisi getirtilmeden eylemin bina ve eklentilerinden olduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulması, 2-Sanığın olay tarihinde müştekiye ait bisikleti alarak götürdüğü sırada olayı müştekinin öğrenmesi üzerine sanığı arayarak yolda görüp motosikleti aldıkları, motosikletin hasarının bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, müştekinin soruşturma aşamasında zararı olmadığını şikayetten vazgeçtiğini beyan eden dilekçe verdiği ve sanık hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulandığı anlaşılmış ise de, müştekiye ait motosikleti kendisinin iade etmediği ayrıca bir zararı bulunup bulunmadığının müştekiden sorularak var ise ve giderilmiş ise bu zarar gideriminin kısmi iade kapsamında olacağı değerlendirilerek kısmi iade konusunda müştekinin rızasının olup olmadığının sorulmadan sanık hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi," gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği, Ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi hâlinde hükmün temyizinin mümkün olacağı ve bu şekilde tarafların kanun yoluna başvurma hakkının kısıtlanmayacağı gözetilerek; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2019/3857 Esas, 2020/2100 Karar sayılı kararı, bozma üzerine Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2020/544 Esas, 2021/544 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.