Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/18715 E. 2026/10644 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18715
- Karar No
- 2026/10644
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1838 E., 2022/2223 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanık ve diğer sanık ...'nin soruşturma aşamasının her evresinden itibaren tutarlı ve samimi beyanlarda bulunarak katılanın evinden sadece bir adet televizyon ile 3 adet bakır kazan aldıklarını samimi ve tutarlı bir biçimde beyan ettiklerine, sanığın diğer evlerde gerçekleştirdiği eylemlere ilişkin ifadeleri incelendiğinde sanığın samimi beyanlarda bulunduğunun ve çaldığı değerli eşyaları gizleme gibi bir gayret içerisinde olmadığının anlaşıldığına, katılanın başkaca eşyaların da evden alındığı yönündeki beyanlarının ispattan yoksun olduğuna, bu eşyaların çalındığı yönünde soyut katılan beyanı harici dosya kapsamında herhangi bir delil mevcut olmadığına, sanıkların eylemi hangi tarih ve zamanda gerçekleştirdikleri hususunun belirsiz olduğuna, sanığın suç tarihine yakın dönemlerde birden fazla eve girdiğine, bu sebeple hangi eve tam olarak hangi saatte girdiği hususundaki beyanlarının karışma ihtimalinin bulunduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz önüne alındığında sanık hakkında, değer azlığı müessesesini düzenleyen TCK.145. maddesi hakkında hiç bir değerlendirme yapılmadan, alt sınırdan uzaklaşarak ve yine TCK'nın 143.maddesi uygulanmak suretiyle ceza tesis edilmiş olmasının hukuk ilkelerine, mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın katılanın zararını gidermek istediği, pişmanlığını her aşamada dile getirmiş olup, mahkeme huzurunda saygısını en üst düzeyde tutarak samimi beyanlarda bulunduğu hâlde hırsızlık suçuna ilişkin olarak tesis edilen cezalarda sanık hakkında TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca indirim yapılmadığına ve alt sınırdan uzaklaşıldığına, lehe olan diğer hükümlerin uygulanmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde sanık lehine karar verilmesi yönünde bozma kararı verilmesine'', sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; ''Sanığın kendisine yöneltilen suçu işlediğini kabul ederek maddi hakikate ve adalete ulaşılması için gerek soruşturma gerekse kovuşturma makamlarına yardımcı olduğuna, bu husus dikkate alınarak temel ceza belirlenirken en az hadden belirlenmesi gerektiğine, İlk Derece Mahkemesince alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilirken gerekçe gösterilmediğine, temel ceza en az hadden belirlenerek verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın pişmanlığı, yaşamış olduğu üzüntü ve samimiyeti gözönünde bulundurulduğunda sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verildiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.