Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/18665 E. 2026/10639 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18665
- Karar No
- 2026/10639
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2910 E., 2022/3113 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ve sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ...'nün ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, Sanık ... duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'nün temyiz isteminin; ''İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince savunmalarının dikkate alınmadığına, katılan beyanı, kolluk ifadeleri ve diğer sanığın beyanları üzerinden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına, tarafına verilen mahkûmiyet kararının bozulmasına'', sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın müsnet suçları işlediği hususunda dosyada kesin bir delil mevcut olmadığına, suçun kaç kişi tarafından işlendiği ve işleyen kişilerin kimler olduğu sanık ... haricinde sabit olmadığına, tanık ...'un çelişkili beyanlarda bulunduğuna, sanık ...'in sanık ... ile arasında husumet bulunduğuna, sanık ...'ın bu husumet nedeniyle suçu sanık ... ile birlikte işlediklerini beyan ederek iftirada bulunduğuna, olay sırasında sanık ...'in sanık ...'la beraber olmadığına, diğer sanık hakkında TCK'nın 62. maddesi uygulamasına karşın sanık ... hakkında uygulamamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sanık tarafından işlendiği sabit değilken, soyut ve yetersiz gerekçelerle suçların nitelikli şekillerinden ve yasada ön görülen cezanın alt sınırından uzaklaşılarak teşdiden cezalandırılmasının yerinde olmadığına, tekerrür şartları oluşmamasına karşın mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına karar verilmesine'', sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın soruşturma ve kovuşturmaki aşamasında samimi beyanları ve tüm dosya kapsamındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, şüpheli durumların sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğine, ceza tayin edilirken alt sınırdan ayrılmayı gerektirecek nitelikte hukuki durumların söz konusu olmadığına, hükmün sanık lehine ortadan kaldırılmasına, bu mümkün görülmediği takdirde sanık lehine olan diğer tüm yasal hükümlerin uygulanmasına karar verilmesine '' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık ... yönünden; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
2. Sanık ... yönünden; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerektiği gibi koşullu salıverilmemesine karar verilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "sanık hakkında infaz aşamasında koşullu salıverme hükümleri uygulanmayacağından TCK'nın 58/7, 5275 Sayılı GGTİK'nın 108/4. maddeleri gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanması hususunda karar verilmesine yer olmadığına'' ibaresinin çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kadınhanı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.