Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/15078 E. 2024/15471 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15078
- Karar No
- 2024/15471
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/243 E., 2022/489 K. ŞİKÂYETÇİLER: ..., ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığın bozma sonrası hüküm celsesinde zorunlu müdafii bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2.Şikâyetçilerin ikametinden birlikte kaldıkları sanık tarafından telefonlarının çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; şikâyetçilerin soruşturma aşamasındaki beyanlarında olay günü 04.00 sıralarında yattıkları, aynı gün 07.00 kalktıklarında telefonlarının çalındığı fark ettiklerini belirtmeleri karşısında; suç saatinin 04.00-07.00 aralığında olduğunun anlaşıldığı, dosya içeriğine göre eylemlerin gerçekleşme zamanına dair kesin ve net başka bir ifadenin bulunmadığı, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 06.28 olduğu, gece vaktinin ise saat 05.28'de sona erdiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun gündüz vakti sayılan zaman diliminde işlendiğinin kabulü gerektiğinden sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 3.Kabule göre de; Bozma öncesi hatalı hesaplama sonucu sanık hakkında hükmedilen 5 yıl 15 ay hapis cezasının, aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine göre sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği ve hükmün bu ceza üzerinden infaz edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.