Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/14045 E. 2025/19535 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/14045
- Karar No
- 2025/19535
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1022 E., 2022/1133 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama
I. Sanıklar ... ve ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezaların miktarları ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 08.04.2022 tarihli ve 2022/1022 Esas, 2022/1133Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanıklar ..., ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanıkların eylemleri, iki aşamalı olarak gerçekleştirilmiş olmakla birlikte, aynı suçun işlenmesi maksadıyla tek bir eylem olarak değerlendirilmek zorunda olduğuna, neticeten sanık ve diğer sanıklar, tek bir suç işleme kapsamında icrai hareketlere devam ederek gündüz vakti iş yerinden hırsızlık suçuna konu eşyaları alıp dışarı çıkardıklarına, hırsızlık suçunun işlenebilmesi için konut dokunulmazlığının maddi unsurlarının gerçekleştirilmesi hırsızlık suçunun oluşması için zorunlu icrai hareketler olarak değerlendirilmesi gerektiğine, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında belirtildiği şekli ile hırsızlığa konu malların değeri dikkati alındığında alt sınırdan uzaklaşılmış olmasının yine hukukun temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğine, sanık ve diğer sanıkların istikrarlı beyanları, suçu işlemedikten sonraki pişmanlık ifadeleri, zararın sanık ve diğer sanıklar tarafından giderilmiş olması gibi hususlar dikkate alındığında suça konu cezada alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edilmesine, neticeten etkin pişmanlık hükümlerinin sanık aleyhine olacak şekilde 1/4 oranında uygulanmış olmasına, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçunun gece vakti işlenmediğine, dolayısıyla sanık hakkında gece vakti işlendiğinden bahisle artırım yapılarak verilen ceza hukuka aykırı olduğuna, ayrıca sanık hakkında uygulanması gereken etkin pişmanlık hükümlerinin hakkaniyete uygun şekilde uygulanmadığına, kovuşturma aşamasında şikâyetçinin zararını eksiksiz bir şekilde ve zamanında gideren sanık hakkında cezasında hakkaniyete uygun yarı oranında bir indirim yapılması gerekirken 1/4 oranında indirim yapılmasının hukukun temel ilkelerine aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
III. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın soruşturma ve kovuşturma olmak üzere yargılamanın tüm safhalarında samimi beyanlarda bulunduğuna, işlediği fiilden dolayı pişmanlığını dile getirdiğine, bununla birlikte şikâyetçinin zararını da karşıladığına, hal böyle iken ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşarak hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, mahkemenin, TCK'nın 168. maddesi uyarınca sonuç cezanın 1/2 sine kadar indirim yapabilecekken 1/4 oranında indirim yapmasına, fiilin gece vakti işlendiğinin kabulünün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmış ve müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafiin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyete karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(e) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Niğde 5.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.