Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12242 E. 2024/13268 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12242
- Karar No
- 2024/13268
- Karar Tarihi
BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/265 E., 2022/122 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli, sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık ...'ın bozma sonrası yürütülen yargılama sırasında, şikâyetçinin zararının miktarının tespit edilmesini ve kendisine zararı karşılamak için süre verilmesini talep ederek hırsızlık ve mala zarar verme suçları açısından etkin pişmanlık iradesini açıkça ortaya koyduğu somut olayda; mahkemece yapılan araştırma sonucunda 12.01.2022 tarihli tutanakta belirtildiği üzere zarar miktarının tespit edildiği, ancak belirtilen zarar miktarını sonraki duruşma gününe kadar karşılaması hususunda ihtarat içerir tebligatın sanığın son bildirdiği adresine yerine başka bir adresine çıkarılması nedeniyle geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; suça konu eşyalardan bir kısmının kolluk görevlilerince ele geçirilmesi nedeniyle sanık tarafından yapılacak ödemenin kısmi iade olarak kabul edilmesi gerektiği de dikkate alınarak; sanık ...'a usulüne uygun şekilde zarar miktarı bildirilip uygun süre verilerek ve gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınmasından sonra, hırsızlık suçu bakımından şikâyetçiden kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığı sorulup, sonucuna göre sanık ... hakkında hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 168/2-4, mala zarar verme suçu bakımından aynı Kanun'un 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Dairemizin 20.05.2019 tarihli ilâmında belirtildiği üzere; şikâyetçinin yurtdışında olduğu esnada evinden hırsızlık yapılması ve sanıkların atılı suçları işlemediklerini beyan etmeleri karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun, sanıklar lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 3. Kabule göre de; a) Sanıklar hakkında, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca hükmolunan 1 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat oranında artırım yapılırken 2 yıl 12 ay hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 15 ay hapis cezasına karar verilmesi, b) Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-c ve 62. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanıkların 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.