Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/16120 E. 2024/15672 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16120
- Karar No
- 2024/15672
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/875 E., 2022/187 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlâli SUÇ TARİHLERİ : 24.12.2012, 15.01.2013, 19.01.2013, 19.02.2013, 25.02.2013, 27.02.2013, 02.03.2013, 05.03.2013 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzelterek onama Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 18.04.2018 tarihli ve 2016/72 Esas, 2018/5483 Karar sayılı ilâmı ile sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri de bozulduğu hâlde bozma sonrası anılan suçlardan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; sanık ... hakkında belirtilen suçlar yönünden zamanaşımı süresi içinde hükümler kurulması mümkün görülmüştür. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1)Sanıklar ... ve ... hakkında şikâyetçiler ..., ..., ..., ...' yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından; sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından; sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından; sanık ... hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından ve sanık ... hakkında şikâyetçi ...'ye yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerde, bozma öncesi 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 62/1 ve 116/2-4, 119/1-c, 62/1. maddeleri uygulanarak sonuç cezaların doğru hesap ve uygulama ile sırasıyla 1 yıl 11 ay 10 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları olarak belirlendiği, ancak bu hükümlerin iddianamede anılan Kanun'un 143 ve 116/4. maddelerinin uygulanması istenmediğinden ek savunma hakkı tanınmadığından bahisle bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılamada sanığa ek savunma hakkı tanındığı, buna göre sanık ...'in anılan suçlardan neticeten sırasıyla 1 yıl 11 ay 10 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılması gerekirken kazanılmış hakka yanlış anlam verilerek hırsızlık suçundan tayin olunan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasının, aleyhe bozma yasağı bulunduğundan bahisle 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak infazına ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, yine aleyhe bozma yasağı bulunduğundan bahisle 10 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmesi ve sanıklar ... ile ... hakkında şikâyetçi ...'a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerde, eylem gece vakti gerçekleştiği hâlde 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; ayrıca sanıklar ... ile ...'in şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan neticeten "11'er ay 20'şer gün" hapis cezası ile cezalandırılmaları yerine hüküm fıkrasına sonuç cezanın "11'er ay 20'şer hapis cezası" olarak yazılması, mahallinde düzeltiebilir maddi hata kabul edilmiştir. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerde, bozma öncesi 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 62/1 ve 116/2-4, 119/1-c, 62/1. maddeleri uygulanarak sonuç cezaların doğru hesap ve uygulama ile sırasıyla 1 yıl 11 ay 10 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları olarak belirlendiği, ancak bu hükümlerin iddianamede anılan Kanun'un 143 ve 116/4. maddelerinin uygulanması istenmediğinden ek savunma hakkı tanınmadığından bahisle bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılamada sanığa ek savunma hakkı tanındığı, buna göre sanık ...'in anılan suçlardan neticeten sırasıyla 1 yıl 11 ay 10 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılması gerekirken kazanılmış hakka yanlış anlam verilerek hırsızlık suçundan tayin olunan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasının, aleyhe bozma yasağı bulunduğundan bahisle 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak infazına ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan tayin olunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, yine aleyhe bozma yasağı bulunduğundan bahisle 10 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 18.04.2018 tarihli ve 2016/72 Esas, 2018/5483 Karar sayılı ilâmında da sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının belirtildiği ve bozmaya uyularak yapılan yargılamada sanık hakkında kurulan diğer hükümlerde tekerrür hükümleri uygulanmadığı hâlde, sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde, tekerrüre esas alınan Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/353 Esas, 2009/721 Karar sayılı ilâmında, sanığın suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması nedeni ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/5. maddesi uyarınca anılan ilâmın tekerrüre esas alınamayacağı ve yine adlî sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıkasının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca anılan suçların ortak hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.