Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2493 E. 2024/8485 K. – Başkasına Ait
Konu: Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2493
- Karar No
- 2024/8485
- Karar Tarihi
- Konu
- Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2018/230 E. 2021/407 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2018 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Gebze Çocuk Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2023/3548 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57892 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57892 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Kayden 06/04/1998 doğumlu olan ve suçun işlendiği 08/01/2013 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu için öngürülen cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, bu haliyle suçun işlendiği 08/01/2013 tarihinden mahkumiyet kararının verildiği 26/10/2021 tarihine kadar 8 yıl olan olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu cihetle, davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası; "(1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır." İftira suçunun düzenlendiği 267 nci maddesinin, inceleme konusu olan sekizinci fıkrası; "(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının inceleme konusu ile ilgili olan (e) bendi ve ikinci fıkrası; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ... (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer." 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi" başlıklı 67 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan dördüncü fıkrası; "(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında 15-18 yaş grubunda olduğundan bahisle her ne kadar 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmış ise de, suça sürüklenen çocuğun kayden 06.04.1998 doğumlu olduğu, suçun işlendiği 08.01.2013 tarihinde 14 yaşında olduğu, 08.01.2013 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan hakkında soruşturma başlatılacağı sırada kendisini Hazar Perktaş'ın kimlik bilgileri ile tanıttığı, mağdur Hazar Perktaş hakkında hırsızlık suçundan soruşturma yürütülüp dava açıldığı, kovuşturma aşamasında eylemin suça sürüklenen çocuk ... tarafından işlendiği anlaşıldığından mağdur Hazar Perktaş hakkında Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2015 tarihli kararı ile beraat kararı verildiği ve bu kararın 27.03.2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla, Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun Kanun maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenen 6 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, mağdurun atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu 27.03.2015 tarihinden mahkumiyet kararının verildiği 26.10.2021 tarihine kadar gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gebze Çocuk Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2018/230 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.