Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14964 E. 2026/4884 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14964
Karar No
2026/4884
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/265 E., 2021/823 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

I) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'ün temyiz isteminin, hakkında üst sınırdan ceza verilmesi ile yaşadığı çevresi, sosyo kültürel ilişkileri, ailevi durumu gibi hususlar dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğuna, uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç işlediğine dair somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, tanık beyanının soyut olduğuna, eksik araştırma sonucu hatalı karar verildiğine, somut olayda etkin pişmanlık ve değer azlığı hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, II) Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık ... müdafii duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarları yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın hırsızlık kastı ile hareket ettiğine dair somut delil bulunmadığına, aynı suçtan birden fazla kez ceza verilemeyeceğine, hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığına, gerekçesiz hüküm kurulduğuna, masumiyet karinesinin dikkate alınmadığına ve sanık hakkında etkin pişmanlık ile değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Tüm dosya kapsamına göre; sanığın, katılan ... ile şikâyetçiler ..., ... ve ...'a ait ikametlerden sanık ... ile iştirâk hâlinde hırsızlık yaptığının iddia ve kabul edildiği somut olaylar bakımından; sanık ...'in aşamalarda şikâyetçiler ... ile ...'a ait olup ikametinde ele geçirilen eşyaların borcu karşılığında sanık ... tarafından verildiğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, eylemlere dair beyanı alınan tanıkların olay yerleri yakınında gördükleri ... marka araç sahibinin sanık ... olduğunun belirlendiği, dosya içerisinde sanığın bahsi geçen araçta veya olay yerlerinde bulunduğuna dair somut bir delile ve görgüye dayalı bilgisi olan tanığa ulaşılamadığının anlaşılması karşısında; sanığın hırsızlık yaptığını duyduğu sanık ...'den herhangi bir belgeye dayanmadan şikâyetçiler ... ile ...'e ait televizyon, uydu alıcısı ve çamaşır makinesini suç eşyası olduğunu bilerek aldığı sabit olmakla birlikte; savunmasının aksine atılı hırsızlık suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyete yeterli, kesin ve somut kanıt olmadığı belirlendiğinden; sanığa ek savunma hakkı da verilmek suretiyle 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaşma kapsamına alınan 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi yerine suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde sanığın hırsızlık suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının gereği için 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi gereğince Ordu 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/14964, K. 2026/4884, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-14964-e-2026-4884-k-17bf5ac8660a