Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/14631 E. 2022/21361 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14631
Karar No
2022/21361
Karar Tarihi

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli ve 2017/296 esas, 2017/615 sayılı kararı ile aynı suçtan adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun’un 163/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2018 tarihli ve 2017/366 esas, 2018/445 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29.09.2022 gün ve 94660652-105-55-3187-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 gün ve 2022/128393 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli kararının kanun yararına bozma yoluyla bozulması halinde ... İnfaz Hakimliğinin 07/12/2021 tarihli ve 2021/10093 esas, 2021/10133 sayılı aynen infaza ilişkin kararı ile ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2018 tarihli kararının kanun yararına bozma yoluyla bozulması halinde ... İnfaz Hakimliğinin 07/12/2021 tarihli ve 2021/10073 esas, 2021/10098 sayılı aynen infaza ilişkin kararlarının hukuken yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanığın farklı tarihlerde elektrik kablosunu direkt bağlayarak sayacı devre dışı bırakmak suretiyle gerçekleştirdiği karşılıksız elektrik kullanma eylemlerinden dolayı, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli ve 2017/296 esas, 2017/615 sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu eylemin suç tarihinin 14/03/2017, iddianame tarihinin ise 09/05/2017 olduğu ve kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, yine aynı sanığın ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2018 tarihli ve 2017/366 esas, 2018/445 sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan dosyada suç tarihinin 05/04/2017, iddianame tarihinin ise 08/06/2017 olduğu, bahse konu kararın da istinaf edilmeksizin kesinleştiği, her iki suçun 04/05/2017 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve aralarında hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli, 2017/296 esas ve 2017/615 karar sayılı kararı için; 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda yapılması gerekenin, sanık tarafından yapılmış bir ödeme varsa bunun miktarı müşteki kurumdan sorulup ödediği toplam miktarın bilirkişiye hesaplattırılan vergili ve cezasız gerçek zararını karşılaması durumunda sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerektiği, ödeme yapılmaması veya yapılan ödemenin zararı karşılamaması durumunda ise yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı ihtarı ile makul süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/14631, K. 2022/21361, T. 21.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-14631-e-2022-21361-k-19f51a1a4292