Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13706 E. 2026/2204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13706
Karar No
2026/2204
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1804 E., 2021/598 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I - Konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.03.2021 tarihli ve 2020/1804 Esas, 2021/598 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2018/743 Esas, 2020/87 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c ve 151/1. maddeleri uyarınca sırasıyla kurulan 2 yıl 12 ay ve 1 yıl hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ve bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "olayın oluş şekli ve sanık ...'in samimi beyanlarının mahkemece göz önünde bulundurularak etkin pişmanlık hükümlerinin de uygulanması ve bu şekilde karar verilmesi gerektiğine, ancak yerel mahkemenin sanık ...'in aşamalardaki beyanlarına itibar etmemiş olup, verilen hükme de çelişkili tanık anlatımlarını esas aldığına, sanık ...'in, olayda sadece yardım eden olarak bulunduğuna, olayda söz konusu olan suçun bileşik suç sayılabilecek suçlardan olup, biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suçun bileşik suç olarak adlandırılacağına, sanık ...'in, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması için çaba göstermiş olmasına rağmen mahkemece bu durumun göz önünde bulundurulmadığına ve cezaların üst sınırdan verildiğine, başlangıçta tanık olarak ifadeleri alınan daha sonrasında ise sanık olarak yargılanan kişilerin ifadelerinin hükme esas alınmasının ve vekil eden sanık ...'in suçu işlediğine dair şüpheden arındırılmış kesin kanıtların elde edilmeden hüküm kurulmasının yerinde olmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanık ...'ın üzerine atılı suçla ilgili yargılamanın başından beri savunmasını istikrarlı bir şekilde yaptığına, suç işleme iradesi bulunmadığına, suça doğrudan katılmadığına, arkadaşı olan diğer sanığın ricası ile eşya taşıdığına, kiralamış olduğu aracı ...'dan ...'ya gezme amaçlı gelmek için kiraladığına, yerel mahkemenin masum olan bir sanığı yeterli delil olmadan cezalandırdığına, ayrıca verilen cezaların üst hadden verilmesinin de hukuka aykırı olduğuna, ayrıca cezanın tespitinden sonra TCK'nın 62. maddesince duruşma ve yargılama safhasında hiç bir zaman düzenini bozmayan sanık yönünden anılan maddenin uygulanmamış olmasının hatalı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/13706, K. 2026/2204, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-13706-e-2026-2204-k-0413f5640a40