Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9686 E. 2023/5241 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9686
- Karar No
- 2023/5241
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/81 E., 2016/920 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2016 tarihli ve 2016/159 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında, şikayetçilere ait araçların yakıt deposundan mazot çalması şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından şikayetçi ...'ye yönelik eyleminden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d,143/1, 151/1 ve 53. maddeleri gereğince, şikayetçi ...'e yönelik eyleminden ise 142/2-d, 43/2, 151/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/81 Esas, 2016/920 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, şikayetçi ...'ye yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 168/1, 62/1, 63, 58 - 151/1, 168/1, 62/1, ve 58. maddeleri uyarınca sırasıyla ''2 yıl 13 ay 15 ...'' ve '''1 ay 20 ... hapis , ...'e yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından ise aynı Kanun’un 142/2-h, 168/1, 62/1, 63, 58 - 151/1, 168/1, 62/1, ve 58. maddeleri gereğince sırasıyla ''1 yıl 13 ay'' ve ''1 ay 20 ...'' hapis cezaları ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1-Suçlamayı tevil yollu ikrar eden sanığın, farklı zamanlarda ,şikayetçilere ait araçların yakıt deposundan hortum sarkıtmak suretiyle benzer şekillerde mazot çaldığının, şikayetçilerin şikayetinden vazgeçtiğinin tüm dosya kapsamı ile ... olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Olay yeri tutanakları, sanığın savunması ve tanık ve şikayetçilerin beyanları, dosyada bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Kasten işlemiş olduğu suçlar nedeniyle mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür 1- Sanık hakkında, şikayetçi ...'a karşı hırsızlık, diğer şikayetçi ...'a karşı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden; Sanık hakkında hırsızlık suçlarından hüküm kurulurken şikayetçi ...'a karşı hırsızlık suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ile belirlenen 3 yıl 9 aylık süreden 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında indirim uygulanırken ''3 yıl 1 ay 15 ...'' yerine ''2 yıl 13 ay 15 ...'' olarak belirlenmesi yine şikayetçi ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ile belirlenen 2 yıl 6 aylık süreden aynı Kanun’un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında indirim uygulanırken ''2 yıl 1 ay'' yerine ''1 yıl 13 ay'' olarak belirlenmesi ayrıca şikayetçilerin zararını gidermeyen sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayinleri, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Gerekçeli kararda, sanığın yargılama aşamasında zararı giderdiğinin kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince cezasında taktiren yarı oranında indirim uygulanırken hüküm fıkralarında uygulama maddesi olarak aynı Kanun'un 168/1. maddesinin gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı bölümlerde; Sanığın ait adli sicil kaydında yer ... ve tekerrüre esas alınan Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2011/197 Esas sayılı ilamın başka bir sanığa ait olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığa ait adli sicil kaydında yer ... ve birden fazla mahkumiyet hükmü bulunan Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2011 tarihli ve 2009/934 Esas, 2011/197 Karar sayılı ilamının, hükümlerden en ağırı olan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b. maddesi uyarınca verilmiş ve 07.06.2011 tarihinde kesinleşmiş 1 yıl 8 ay hapis cezasını içeren hükmün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi; ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108.maddesinin (4), (5) ve (6).fıkralarında ‘‘Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir’’. denmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/7. maddesi gereğince "Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi hukuka aykırı görülmüştür. 2- Sanık hakkında, şikayetçi ...'a karşı mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden ise; Dosyada mevcut 18.03.2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda ''şikayetçiye ait aracın yakıt deposunun kapağında bir zorlama bulunmadığının'' belirtildiği ayrıca şikayetçinin de zararının bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık hakkında, şikayetçi ...'a karşı hırsızlık, diğer şikayetçi ...'a karşı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (1.) bendinde açıklanan nedenlerle Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/81 Esas, 2016/920 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümlerden "1 YIL SÜREYLE" ibaresinin çıkarılmasına, yine hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine ''... Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2011 tarihli ve 2009/934 Esas , 2011/197 Karar sayılı ilamında yer ... 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b. maddesi uyarınca verilmiş 1 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi'' ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık hakkında, şikayetçi ...'a karşı mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden ; Gerekçe bölümünün (2.) bendinde açıklanan nedenle Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/81 Esas, 2016/920 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.