Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9195 E. 2023/2734 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9195
Karar No
2023/2734
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/450 E., 2016/520 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.06.2016 tarihli ve 2016/8331 Esas numaralı iddianame ile; "sanığın suç tarihi olan 26.05.2016 günü saat 23.00 sıralarında şikâyetçinin babasına ait ikametin bahçesinde park halinde bulunan motosikleti çaldığı" iddiasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1-4, 142/2-h, 143, 53, 63 ve 58. maddeleri gereğince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/450 Esas, 2016/520 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 142/2-h, 143., 62.; 116/2-4 ve 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 6 yıl 3 ay ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına; her iki hüküm yönünden 53/1. maddeleri gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; "dosyadaki deliller itibariyle sanığın üzerine atılı suçun sübut bulmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, hırsızlık suçu bakımından suç vasfının yanlış tayin edildiğine, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun oluşmadığına" ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihi olan 26.05.2016 günü saat 23.00 sıralarında şikâyetçinin babasına ait 33 ... plakalı motosikletin şikâyetçiye ait ikâmetin önündeki ve eklentisi niteliğindeki bahçeden, üzerinde anahtar ve plaka bulunmaksızın sanık tarafından çalındığı, sanığın 29.05.2016 tarihinde Mezitli İlçesinde kontrol yapan kolluk görevlilerce sanığın suça konu motosikleti kullanırken yakalandığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiş, şikâyetçinin soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı tespit edilmiştir. 29.05.2016 tarihli sanığın yakalanışına ilişkin kolluk tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas teşkil eden mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanığın hırsızlık suçundan kısa süre sonra suça konu motosikletle yakalanması, motosikleti gezmek için aldığını iddia ettiği kişinin açık kimliğini bildirememesi, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun sübut bulduğu ve bozma ilâmının 1. maddesinde belirtilen araştırmaya göre, suça konu yerin eklenti niteliğinde olduğunun tespiti halinde konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun sübut bulacağı anlaşılmakla; sanık müdafiinin hırsızlık suçunun sübutuna yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan beyanına göre, suça konu motosikletin şikâyetçinin ikametinin önündeki bahçeden çalındığı anlaşılmakla birlikte, dosya içerisindeki krokide olay yerinin mahiyetine ilişkin yeterli anlatım ve tasvirin bulunmaması nedeniyle, olay yerinin mahiyeti, söz konusu bahçenin etrafının çevrili olup olmadığı, motosikletin bina eklentisi niteliğindeki bir yerden çalınıp çalınmadığı hususu şikâyetçiden sorularak ve gerektiğinde olay yerinde keşif de yapılarak araştırılması, yapılacak araştırma sonucuna göre motosikletin çalındığı yerin bina eklentisi niteliğinde bulunduğunun tespiti halinde sanık hakkında uygulamada olduğu gibi 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması, aksi halde ise aynı Kanun’un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması gerektiği ve yine aynı şekilde suça konu motosikletin binanın eklentisi niteliğinde bir yerden çalınıp çalınmama durumuna göre, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan beyanında, bahse konu motosikletin ikâmetlerinin önündeki bahçeden 26.05.2016 günü saat 23.00 ile 27.05.2016 günü sabah saatleri arasında çalındığını belirttiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin 20.56'da başlayıp saat 04.24'te bittiğinin anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarının gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 143/1. maddesiyle artırılması ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun'un 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde, hüküm fıkrasında, hükmün gerekçesinde ve karar başlığında doğru bir biçimde konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluştuğunun kabul edilmesine karşın hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 116/1-4. maddesi yerine aynı Kanun’un 116/2-4. maddesi olarak yanlış yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/450 Esas, 2016/520 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/9195, K. 2023/2734, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-9195-e-2023-2734-k-0c42924a9514