Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/22336 E. 2024/17058 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22336
Karar No
2024/17058
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2621 E., 2018/2612 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I - Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/2621 Esas, 2018/2612 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/792 Esas ve 2018/501 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 43, 62 ve 151/1, 62. maddeleri uyarınca kurulan 1 yıl 15 gün hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin işlemiş olduğu suçların hepsinin gece olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, şikâyetçinin belirttiği kadar çok yorgan çalmadığına, zararı ödemek istemesine rağmen şikâyetçinin zorluk çıkarttığına, uyuşturucu kullanması nedeniyle istemeyerek eylemi gerçekleştirdiğine, pişman olduğuna, lehe hükümlerin uygulanarak kararın bozulmasını talep ettiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin hem duruşmada hem de soruşturma aşamasında suçunu samimi bir şekilde itiraf ettiğine, pişman olduğuna, olayda 5 yorgan 20 de yastık çaldığını ikrar ettiğine, şikâyetçinin toplam 4.000,00 TL zararı olduğunu beyan ettiğine, müvekkilinin zararı karşılayacağına yönelik beyanlarının değerlendirilmediğine, etkin pişmanlık ve lehe olan kanun maddelerinden yararlandırılmadığına, sanık hakkında TCK'nın 145/1. maddesinin uygulanmamasının da açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğine, sanık lehine olan kanun maddelerinin hangi sebeple uygulanmadığının gerekçeli kararda belirtilmediğine, suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve yerleşmiş uygulamaya göre suça konu eşyaların değerinin pek fahiş olmadığına, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılarak karar verilebileceğine, yerel mahkemenin suça konu malın değer takdirinde hatalı karar verdiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca tayin olunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırılması sırasında cezanın 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası yerine, 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi, sonraki uygulamaların doğru olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/22336, K. 2024/17058, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-22336-e-2024-17058-k-4f2ea439f456