Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/3382 E. 2025/3394 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3382
- Karar No
- 2025/3394
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2111 E., 2017/2491K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın gerek kolluktaki gerekse yargılama aşamalarındaki savunmalarında suçunu tevil yollu ikrar ettiğine, suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceğine, olayda sanıkla birlikte hareket eden iki kişinin varlığıyla ilgili mahkemeden tevsii tahkikat talepleri bulunmasına karşın eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, sanığa alt sınırın üstünde ve takdiri indirim maddesi uygulanmadan ceza verilmesi gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteminin, isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğine dair, mağdurun soyut beyanları dışında, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın suça konu çantayı mağdurdan rızasıyla aldığına, mağdurun kaza geçirmeden önce çantayı sanığa verdiğine, sanığın suç kastıyla hareket etmediğine, olayda katılan ile sanığın tanışmasına aracılık eden kişi dinlenmeden eksik incelemeyle karar verildiğine, katılana ait cep telefonunun olay yerinde bulunduğuna, sanığın hırsızlık kastı olsaydı bu telefonu da alıp gitmesi gerektiğine, ancak sanığın olayda suç kastıyla hareket etmediğine, sanığın olay yerine tek başına gittiğine, mağdurun olayda iki kişi daha bulunduğu yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, şüphenin sanık lehine yorumlanarak müsnet suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin ve katılan vekikinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.