Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20631 E. 2024/12894 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20631
Karar No
2024/12894
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1026 E. 2019/257 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında ilk derece mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 43, 62, 53 maddelerinden hükmedilen 7 yıl 9 ay 22 günlük hapis cezasının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi akabinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince duruşma açılıp yapılan yargılama sonucunda, aynı Kanun'un 141/1, 143, 43, 62, 53, 51 maddelerin sanığın erteli 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesi nedeniyle, verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz isteminin" sanığın cezalandırılabilmesine kesin, inandırıcı ve yeterli delillerin bulunmadığına, katılan ile sanığın aralarında hukuki ihtilaf bulunduğuna, kararın usule, yasaya aykırı olduğuna" yönelik olduğu; sanığın temyiz isteminin ise " cezalandırılabilmesi için kesin, inandırıcı, yeterli, şüpheden uzak delil bulunmadığına, husumetin hukuki ihtilaftan kaynaklandığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143 maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafi atanması huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesindeki yargılamadaki 07.11.2018 tarihli savunmasında müdafii hazır bulunmaksızın savunması alınıp yargılamaya devam edilip 30.01.2019 tarihli kararın açıklandığı duruşmada müdafii bulunmaksızın karar verilmek suretiyle aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ile müdafinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedene, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2 maddesi gereğince Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/20631, K. 2024/12894, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-20631-e-2024-12894-k-80805b6d9d26