Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/4762 E. 2026/4414 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4762
Karar No
2026/4414
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Örnek no 6 ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde ipotek veren borçlu, maliki olduğu taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinafın esastan reddine karar verildiği, bu kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Yasa ile hukukumuza giren “istinaf kanun yolu“ 6100 sayılı Yasa’nın 341 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

Yasa’nın 355/1. maddesinde istinaf incelemesinin “istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözeteceği hüküm altına alınmış, Bölge Adliye Mahkemesi kararın neleri içereceği ve hükmün nasıl oluşturulacağı (HMK'nın 297. maddesine koşut şekilde) Yasa’nın 359. maddesinde düzenlenmiştir. Kararın içereceği hususları düzenleyen 359. maddesinde 1.fıkranın "e" bendinde "Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep." 'şeklindeki düzenleme kararın taraflar arasındaki uyuşmazlığa hasredilmesi gerektiğini amaçlamaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrasında da; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiş olup bu düzenlemeden amaçlanan, özellikle infaza esas alınacak hüküm sonucunun şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde oluşturulmasıdır. Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında "....Somut olayda, satış ilanı davacı vekiline 13/05/2025 tarihinde e-tebliğ ve ayrıca davacıya 12/05/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı tarafça en geç bu tarihten itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayette bulunulmadıkça, sonradan bu hususlar ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülemez. Ayrıca, her ne kadar davacı vekili dava ve istinaf dilekçesinde, gazete

ilanının usulüne uygun yapılmadığını beyan etmişse de, 08/05/2025 tarihli satış kararı 2 numaralı fıkrası doğrultusunda ilanın, ilan panosuna asılmak, e-satış portalında “www. .. .com.tr” gazetesinde yayımlanmak suretiyle yapıldığı anlaşılmakla bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir...." şeklinde değerlendirmenin, yargılama konusu ihtilaftaki satış karar tarihi, satış ilanının yayımlandığı gazete bilgileri, ihale tarihi ve dava tarihi itibari ile taraflar arasındaki ihtilaf ve şikayet konusu dosya ile ilgili olmadığı anlaşılmakta olup bu şekilde somut olayla ilgisiz değerlendirme ile karar içeriğinde çelişki oluşturulması isabetsizdir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin olarak borçlunun istinaf talebi doğrultusunda inceleme yapılmak suretiyle somut olayın değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda izah edilen sebeplerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 11.03.2026 tarih ve 2025/2315 E.-2026/735 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, bozma nedenine göre borçlunun esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/4762, K. 2026/4414, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-4762-e-2026-4414-k-f3ffe8001456