Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/452 E. 2026/3042 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/452
- Karar No
- 2026/3042
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/üçüncü kişi ve davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık, haczin yapılış şekline ilişkin üçüncü kişinin şikayetidir. Dava konusu haciz İİK 97 maddesi uyarınca yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiş, kararın davacı üçüncü kişi tarafından istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasında istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, konusuz kalan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama giderlerinden davacı üçüncü kişi sorumlu tutulmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, icra mahkemesine şikayet üzerine haciz mahallindeki ilk andaki duruma göre dava açma külfeti taraflardan herhangi birine yükletilmiş olsa dahi istihkak davalarında mülkiyet karinesi ve ispat yükü sadece tarafların dosyada davalı veya davacı olup olmamasına göre değil, haczin yapıldığı yerin takip dosyasındaki adreslerle bağlantısı, haciz sırasında haciz mahallinde bulunan kişiler ve adresin borçluyla irtibatını kuracak bir takım bilgi ve belgelere rastlanması, takibin tarafı ve 3. kişinin ticaret sicilde ve vergi dairesinde kayıtlı adresleri ile ortaklık yapıları (hisse devirleri-tarihleri) gibi bir çok veri birlikte değerlendirilerek ortaya konulmaktadır. Bu sebeple dar yetkili icra mahkemesince verilen ispat külfetine ilişkin kararın, genel hükümlere göre yargılama yapılan istihkak davasında tartışılarak ispat külfetinin yer değiştirmesine karar verilmesi mümkündür. Haciz adresi ödeme emrinin tebliğ adresi olmadığı, borçlunun hazır olmadığı, borçlu adına evrak bulunmadığı, davacı üçüncü kişinin kayıtlı adresi olduğu görülmüştür. İstihkak davası ile istihkak şikayetinin yargılama usullerinin farklı olması, bu taleplerin aynı davada terditli olarak yer alması durumunda şikayet hakkında verilen kabul kararına göre istihkak davasının konusuz kalmasından söz edilirse de, görülmekte olan istihkak davası şikayeti konusuz bırakmaz. Şikayet hakkında verilen kararın kesinleşmesine göre istihkak davasını açma külfetinin kimde olduğu netleşecektir. Kaldı ki, aynı hacze ilişkin Bakırköy 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/647 Esas, 2025/103 Karar sayılı 20.02.2025 karar tarihli kararıyla istihkak davasının kabulüne, hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş ise de, yapılan UYAP sorgusu sonucunda kararın kesinleşmediği görülmüştür.
O halde şikayetin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin, 30.10.2025 tarih ve 2025/534 E.-2025/1582 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 371. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.