Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/2437 E. 2026/3151 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2437
Karar No
2026/3151
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı ... tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... İnş. Tic. A.Ş. ile davalı arasında 01.03.2001 tarihinde ... numaralı fatura ile muhtelif inşaat ve büro malzemelerinin satışının yapılmış olduğunu, yapılan bu satışın İİK 278 gereği batıl olduğunu, davalının müflis şirketin faaliyetinin önemli bir kısmını teşkil eden inşaat ve büro malzemelerinin alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile sattığını bilen/bilmesi gereken konumda olduğunu beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin davaya cevap vermediği ancak duruşmalarda davanın reddini savunmuş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne, 45.670.206.151 TL nin davalıdan alınarak davcıya ödenmesine karar verilmiş karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır. İİK'nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden

tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkardığı tarihteki gerçek değeridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "taleple bağlılık ilkesi" başlığını taşıyan 26. maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; davanın konusu ... İnşaat ve Ticaret Sanayi A.Ş. tarafından davalı ...' e 01.03.2001 tarih, ... numaralı fatura ile satışı yapılan inşaat malzemelerinin iş yerindeki mevcut ticari emtianın önemli bir kısmını teşkil ettiği gerekçesi ile iptali talep edilmiştir. Mahkemece dosyadan aldırılan bilirkişi raporuna göre " 01.03.2001 tarihi itibari ile tespit edilen fatura mahiyeti malzeme değerinin dolara endekslenmesi halinde fatura kapsamı malzemenin değerinin 45.670.206.151 TL olacağı belirtilmiş" Mahkemece de bu rapora göre karar vermişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Davalı vekili; Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/267 E- 2021/110 K sayılı dosyasında dava konusu inşaat malzemelerinin 30.11.2016 tarihinde dava dışı kişiler tarafından çalındığını" beyan etmiştir. Mahkemece dava konusu inşaat malzemelerinin Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/267 E- 2021/110 K sayılı dosyasına konu inşaat malzemeleri olup olmadığının araştırılması, aynı malzemeler olması halinde çalındığı tarih olan 30.11.2016 tarihi itibari ile değerleri tespit edilerek elden çıkartıldığı değer üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken fatura tarihi olan 01.03.2001 tarihi itibari ile değerleri belirlenerek taleple bağlılık ilkesi de ihlal edilerek dolara endeksli tazminat meblağına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 2-Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesinin 29.11.2001 tarih, 2001/41 E- 2001/758 K sayılı kararı ile ... İnşaat ve Ticaret Sanayi A.Ş.'nin iflasına karar verildiği, İflas İdaresinin 2001/41 iflas sayılı dosyasından verilen bila tarihli karar ile iflas idaresine tasarrufun iptali davası açma yetkisi verildiği, iflas idaresi tarafından da iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davacı olarak İflas İdaresini göstererek ... inşaat Ticaret Sanayi A.Ş. İflas İdaresi hakkında hüküm kurması gerekirken, ... inşaat Ticaret Sanayi A.Ş. lehine hüküm kurması da doğru görülmemiştir. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/2437, K. 2026/3151, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-2437-e-2026-3151-k-552294cff475