Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3714 E. 2026/5035 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3714
Karar No
2026/5035
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3718 E., 2019/2098 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizleri üzerine Dairemizin bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Dairemizce itirazın reddine karar verilerek dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilerek, Dairemizin bozma kararının kaldırılarak uygulamanın denetlenmesi için dosyanın tekrar Dairemize gönderildiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve adli kontrol nedeniyle 70.000,00 TL maddi tazminat ve 70.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.778,40 TL maddi tazminatın ve 2.500,00 TL manevi tazminatın 22.08.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, Dairemizin yurt dışı çıkış yasağı ve konutu terk etmemek yükümlülüğü nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz ettiği, Dairemizce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilerek dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından davacının konutu terk etmemek yükümlülüğü sebebiyle de CMK’nın 141 ve devamı maddeleri uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğuna karar verilerek, uygulamanın denetlenmesi için dosya tekrar Dairemize gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna, vekalet ücretinin eksik olsuğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi; eksik inceleme ile karar verildiğine, davanın reddi gerektiğine, reddedilen tazminat miktarı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/554 Esas- 2018/144 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan gözaltında kalmadığı, 21.08.2017 tarihinden konutu terk etmemek ve yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri verildiği, denetimli serbestlik dosyasının incelenmesinde davacının konutu terk etmeme adli kontrolünün infazına 22.08.2017 tarihinde başlandığı, 29.09.2017 tarihinde başka bir suç nedeniyle tutuklandığından cezaevine girdiği ve konutu terk ermemek şeklindeki adli kontrolün 22.08.2017- 29.09.2017 tarihleri arasında 38 gün uygulandığı ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 31.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2025 tarihli ve 2024/12-72 Esas, 2025/424 Karar sayılı kararında yer alan; "Kasten öldürme suçundan yargılanan sanık/davacı hakkında 22.08.2017 - 29.09.2017 tarihleri arasında ev hapsi adli kontrol tedbiri uygulandığı, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 23.03.2018 tarihinde beraatine karar verilmesi üzerine haksız olarak ev hapsinde tutulduğundan bahisle 10.05.2018 tarihinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinde bulunan davacının talebinin kabulüne ilişkin 10.10.2018 tarihli İlk Derece Mahkemesi hükmü ile buna yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair 26.09.2019 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Özel Dairece 11.09.2023 tarihinde tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulduğu anlaşılan dosyada; davacının konutu terk etmemek yükümlülüğü sebebiyle de CMK’nın 141 ve devamı maddeleri uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir." şeklindeki gerekçe ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Ceza Genel Kurulu tarafından verilen kararın Dairemiz açısından bağlayıcı olduğu gözetilerek yapılan incelemede:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Dosya kapsamında yer alan iddianamenin incelenmesinde; davacının 17.08.2017 tarihinde yakalandığının belirtildiği, Adana 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.08.2017 tarihli 2017/646 sorgu numaralı sorgu zaptına göre kasten öldürmeye teşebbüs suçundan Adana Hazırlık Bürosunun 21.08.2017 tarih ve 2017/55739 soruşturma sayılı yazılarıyla birlikte tutuklama istemiyle mevcutlu olarak gönderilen davacı sanığın adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla; davacı hakkında yürütülen soruşturma dosyasının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneğinin dosya içerisine alınarak davacı ile ilgili yakalama ve gözaltı evraklarının bulunup bulunmadığının tereddüte mahal verilmeyecek şekilde araştırılması, davacının yakalanarak gözaltında kaldığının belirlenmesi halinde davacının atılı suçtan beraat ettiği de dikkate alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141. ve devamı maddeleri gereğince yakalama, gözaltı işleminden kaynaklanan maddi ve manevi zararlarını talep edebileceği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi,

Kabule göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/3714, K. 2026/5035, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-3714-e-2026-5035-k-673fa10c7d92