Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2483 E. 2026/4612 K. – Taksirle Yaralam

Konu: Taksirle Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2483
Karar No
2026/4612
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Yaralama

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2219 E., 2025/1997 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

12.03.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK'nın Geçici 6. maddesinin "c" maddesinde yer alan "01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231/11. maddesinde yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır." şeklindeki düzenleme uyarınca kararın temyizi kabil olduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b-e, 5271 sayılı CMK'nın 251/3, 53/6. maddeleri uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası gereğince 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 03.05.2023 tarihinde kesinleştiği, sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 04.01.2024 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b-e, 5271 sayılı CMK'nın 251/3, 53/6. maddeleri uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, kırmızı ışık ihlali yapan kişinin net olarak ispatlanmadığına, sanığın kırmızı ışık ihlali yapmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılanın çelişkili beyanlarda bulunduğuna, dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak delilin bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 18.07.2018 tarihinde saat 15.30 sıralarında katılanın sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içinde, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, hız sınırının 70 km/s olduğu, üç şeritli, bölünmüş, asfalt kaplama cadde olan ...Mahallesi ...nolu Cadde üzerinde ... Mahallesi istikametine seyir halinde iken aracının sağ ön yan kısmıyla ... Caddesi istikametinden gelen sanığın sevk ve idaresindeki otomobilin ön sol kısımlarıyla çarpışmaları neticesinde müştekide kemik kırığı olacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, olayla ilgili olarak alınan bilirkişi raporunda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu, katılanın kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de; 16.12.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda sanığın kusurunun bulunmadığı, katılanın asli kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüş, yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde; katılanın beyanlarını destekler nitelikle herhangi bir delil elde edilemediği, aksine sanığın olay yerinde yeşil ışıkta geçtiğine dair beyanda bulunan tanık ...'ın dosya kapsamında beyanının olduğu, bu aşamada sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair müştekinin beyanı dışında herhangi bir delil dosyasında bulunmadığı aksine sanığın iddialarının destekler nitelikte dosyada tanık beyanının bulunduğu ve söz konusu yukarıda belirtilen uzmanlık raporunda tanığın beyanlarının ve sanığın beyanlarının esas alınması durumunda meydana gelen olayda sanığın atfi kabil bir kusurunun bulunmadığından sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, soruşturma ve kovuşturma aşamasında trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporlarına göre; sanığın asli ve tam kusurlu olduğunun, katılanın ise kusurunun bulunmadığının belirtildiği, ...Dairesinden aldırılan raporda ise; kırmızı ışık durumuna göre seçenekli olarak kusur durumu tayin edildiği, dosya kapsamı itibariyle olay yerinde MOBESE kamerasının bulunduğu ancak kayıt yapmadığı, bu nedenle kamera görüntüleri bulunmadığından kırmızı ışık ihlali yapanın kameradan tespit edilemediği, olay tanığı olan ve sanığın aracında yolcu olarak bulunan tanık ...'ın sanığın yeşil ışık yandığında harekete geçtiğini, katılanın ise ters yönden kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa girdiğini beyan ettiği, ancak gerek kaza tespit tutanağından gerekse dosya kapsamında düzenlenmiş olan bilirkişi raporlarındaki kroki ve fotoğraflar incelendiğinde, katılanın ters yönden kavşağa girdiğine yönelik sanığın aracındaki tanık dışında başka bir delil bulunmadığı, ilk çarpma noktasının bulunduğu yerin katılanın seyrine devam edeceği 160 Nolu Cadde başlangıcına sadece 2,5 metre mesafe de olduğu, bir başka anlatımla katılanın kavşağın çok büyük bir kısmını katettiği, ayrıca katılanın ters şeritten geldiğini beyan eden tanığın sanığa ait aracın sağ tarafında olduğu, katılanın sanığın aracına göre sol taraftan geldiği, tanığın görüş açısının beyan ettiği durumla uyuşmadığı, bir başka anlatımla tanığın sağ tarafta otururken sol çaprazdan gelen katılanı görmesinin çok zor olduğu, şayet görmüş ise sanığı mutlaka uyarması gerektiği yine tanık beyanında katılanın aracının hızlı bir şekilde kavşağa girdiğini beyan etmiş ise de katılana ait aracı 1991 model ... marka araç olduğu, sanığa ait aracın ise 2011 model ... olduğu, söz konusu kavşakta sürekli araç yoğunluğu bulunduğu, kaza saati düşünüldüğünde katılanın kırmızı ışıkta geçip kavşağı bitirmesine 2,5 metre kalana kadar sanıktan başka diğer araçların çarpmasına maruz kalacağı, katılanın yukarıya doğru eğimli caddeden geldiği, sanığın ise katılanın geldiği caddeye göre daha geniş ve eğimsiz olan Yeşilvadi Bulvarından geldiği, ayrıca sanığın aracının ön kısımları ile katılanın aracının sağ yan tarafına çarptığı, bu şekilde katılanın kavşağı bitirme noktasına kadar gelmesi, geldiği yerin eğimli olması, aracının eski model olup ve hız yapmaya müsait olmaması, sanığın aracının sağ tarafında bulunan tanığın görüş açısının sol çaprazdan gelen katılanın aracını görmesinin çok zor olması ile sanığın aracının ön kısımlarıyla katılana ait aracın sağ yan tarafına çarpmış olması hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın kırmızı ışıkta katılanın ise yeşil ışıkta geçtiğinin kabul edilen olayda sanığın asli kusurlu olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Katılanın yaralanmanın derecesi ve niteliğinin tespit edilmesi amacıyla kati raporunun alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin yalnızca kırmızı ışık ihlali olduğu gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca temel cezanın (1/3) oranı yerine, (1/2) oranında artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/2483, K. 2026/4612, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-2483-e-2026-4612-k-bd69795d43e8