Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2452 E. 2026/4637 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2452
Karar No
2026/4637
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2247 E., 2026/181 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Temyize konu, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesinde yer alan; "12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.“(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 40.000,00 TL maddi, 800.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, maddi tazminat talebi yönünden reddine, manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının "11.000,00 TL"ye vekâlet ücretinin "1.320,00 TL"ye indirilmesi suretiyle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizce; "(...)Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,(...)" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacının 25.07.2016 - 16.11.2016 tarihleri arasında 114 gün gözaltında ve tutuklulukta kalınan süreler için yasal şartları oluşmadığından maddi tazminat talebinin reddine, 120.000,00 manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tazminat şartlarının oluşmadığına, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde, tazminat talebinin dayanağı olan Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/43 Esas, 2018/268 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 125.07.2016 - 16.11.2016 tarihleri arasında toplam 114 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 29.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının 27.07.2016 tarihinde kamu görevinden uzaklaştırıldığı, 29.10.2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı KHK'nın 1/1 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı, 08.08.2018 tarihinde görevine iade edildiği ve tüm mali haklarının ödendiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti edilmesi gerekirken fazla manevi tazminata hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 29.01.2026 tarihli ve 2025/2247 Esas, 2026/181 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/2452, K. 2026/4637, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-2452-e-2026-4637-k-8bdcbf0cb8fb