Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/7193 E. 2026/4631 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7193
Karar No
2026/4631
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/500 E., 2025/7 K. DAVA : 466 Sayılı Kanun Gereğince Tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

14.11.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1 inci maddesine 3. fıkra olarak eklenen "(...)İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklindeki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği,

Temyize konu İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekili tarafından haksız gözaltı tutuklama ve makul sürede yargılanmama nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebiyle açılan davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce; "(...)UYAP üzerinden yapılan incelemede; davacı hakkında yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçu yönünden verilen zamanaşımından düşme kararı ile anayasal düzeni zorla değiştirmeye çalışmak suçu yönünden verilen beraat kararının kesinleşme tarihinin 15.12.2009 olduğunun tespit edildiği, davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğu dikkate alındığında 10 yıllık hak düşürücü süre içinde, 13.12.2019 tarihinde açıldığı gözetilmeden yazılı şekilde davanın süreden reddine karar verilmesi,(...)" gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile, davacının 10.02.1981 - 04.08.1987 tarihleri arasında toplam 2.366 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler için 1.26 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın 21.09.1980 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın reddi gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin (Üsküdar Kapatılan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin) 2004/393 Esas, 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "Anayasal Düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak ve yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak" suçlarından yargılandığı, 10.02.1981 - 04.08.1987 tarihleri arasında toplam 2.366 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda "Anayasal Düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak" suçundan beraat, "yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak" suçundan zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, kararın 15.12.2009 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutuklama süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1 inci maddesine 3. fıkra olarak eklenen "(...)İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklindeki yasa hükmü ile temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, Dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi olan 14.01.2025 itibariyle yürürlükte bulunan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesindeki düzenleme gereği ilk karar tarihi olan 14.07.2020'deki temyiz kesinlik sınırının 5.390,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 50.001,26 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olmadığı görülmekle; tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Maddi ve manevi tazminatın, faiz başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olan ''10.02.1981'' yerine, ''21.09.1980'' tarihinden başlatılarak davacı lehine fazla maddi ve manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli ve 2024/500 Esas, 2025/7 Karar sayılı kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının ikinci ve üçüncü paragraflarında yazılı "21.09.1980" ibarelerinin çıkarak yerlerine "10.02.1981" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/7193, K. 2026/4631, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-7193-e-2026-4631-k-6ed8ccdc3f32