Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/8366 E. 2026/4633 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8366
- Karar No
- 2026/4633
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3718 E., 2022/1092 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama ve el koyma nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 86,72 TL maddi tazminatın ve 13.000,00 TL manevi tazminatın 06.09.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, 5.886,56 TL maddi tazminatın 21.10.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; maddi ve manevi tazminata kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin 1., 3., 4.fıkralarının gerekçe ve hükümden çıkarılarak yerine;"1-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 06/09/2016-07/09/2016 tarihlerini kapsayan gözaltı süresi için net asgari ücret üzerinden belirlenen 43,36-TL maddi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 06/09/2016 tarihinden itibaren; 21/10/2016-02/03/2017 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için net asgari ücret üzerinden belirlenen 5.933,86-TL maddi tazminatın 21/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 06/09/2016-07/09/2016 tarihlerini kapsayan gözaltı süresi için 150-TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 06.09.2016 tarihinden itibaren; 21/10/2016-02/03/2017 tarihlerini kapsayan tutukluluk süresi için de 13.000-TL manevi tazminatın 21/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Hükümdeki vekalet ücretine ilişkin " 2.845,99-TL" ibaresinin "2.869,08-TL" olarak düzeltilmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme hüküm kurulduğuna, dilekçesindeki taleplerin gerekçeli kararda karşılanmadığına, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme hüküm kurulduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna, davacının dava dilekçesinde vekalet ücreti talep etmemesine rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kısmen kabul edilen davada davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/6 Esas, 2019/151 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 06.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.09.2016 tarihli ve 2016/298 Sorgu sayılı kararı ile adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine davacı hakkında yeniden yakalama emri çıkarılarak 21.10.2016 tarihinde yakalandığı ve Tekirdağ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.10.2016 tarihli ve 2016/369 Sorgu sayılı kararı tutuklandığı, Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2017/6 Esas sayılı kararı ile tahliye edildiği böylelikle davacının birinci kez 06.09.2016 - 07.09.2016 tarihleri arasında 1 gün gözaltında, ikinci kez 21.10.2016 - 02.03.2017 tarihleri arasında 132 gün tutuklu olmak üzere toplam 133 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 21.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya 29.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevlisi iken 19.08.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 01.09.2016 tarihinde meslekten çıkarıldığı, en son ağustos 2016 maaşını aldığı kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Kamu görevinden 19.08.2016 tarihinde uzaklaştırılıp, 01.09.2016 tarihli ve 29818 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı KHK'nın 2/1-a maddesi uyarınca meslekten çıkarılan davacının, son maaşını Ağustos 2016 tarihinde aldığı, temyiz incelemesi sırasında görevine iade edildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluşmadığı halde davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi,
2- Davalının temyiz dilekçesinde öne sürdüğü ve HMK'nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde düzenlenen "...hâkim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; kanunlarda gösterilen sınırlı sayıdaki istisnalar bir kenara bırakılacak olursa talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez..." amir hükmüne göre davacı vekili tarafından vekâlet ücreti talep edilmemesine rağmen, Mahkemece talep ile örtüşmeyecek şekilde davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi,
3- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
4- Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin yazılmaması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/3718 Esas, 2022/1092 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.