Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/7971 E. 2026/4634 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7971
- Karar No
- 2026/4634
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/303 E., 2025/411 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret, Düzeltilerek onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyize konu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesinde yer alan; "12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.“(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 27.400,00 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ve 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.725,22 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve 9.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizce; "(...)Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’6.718.11’’ TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde ‘’6.725.22’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, (...)" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacının 28.07.2016 - 02.01.2017 tarihleri arasında 158 gün gözaltında ve tutuklulukta kalınan süreler için 6.718,11 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 135.000,00 manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına, davacı vekilinin temyiz isteminin vekalet ücreti yönünden kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının çok düşük olduğuna, ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tazminat şartlarının oluşmadığına, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna, kısmen kabul edilen davada davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde, tazminat talebinin dayanağı olan Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/346 Esas, 2019/172 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 28.07.2016 - 02.01.2017 tarihleri arasında toplam 158 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 08.07.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti edilmesi gerekirken fazla manevi tazminata hükmedilmesi,
2-Davacı yargılama aşamasında kendisini avukat ile temsil ettirmiş olup, yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2025 tarihli ve 2025/303 Esas, 2025/411 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.