Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4106 E. 2026/4630 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4106
- Karar No
- 2026/4630
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1941 E., 2022/2746 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 24 eşit taksitte tahsiline ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinafları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; kusur oranın tespiti için keşif yapılarak karar verilmesi gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, ölenin aracının kendi şeridine geldiğini görmesi nedeniyle kazayı önlemek amacıyla karşı şeride geçmek zorunda kaldığına, sürücü belgesinin geri alınmasının hukuka aykırı olduğuna, hakkında lehe olan hükümlerin uygulanarak mahkûmiyet kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, 12.08.2020 tarihinde ... Caddesi üzerinde ölenin ... istikametinde, sanığın ise ters istikamette seyir halinde oldukları sırada, sanığın aracı ile şerit ihlali yaparak aracının sağ ön kısmı ile ...'ün sevk ve idaresindeki otomobilin sağ ön kısmına çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, ölenin önce tedavi için hastaneye kaldırıldığı ancak daha sonra rahatsızlanarak 08.09.2020 tarihinde öldüğü, soruşturma aşamasında alınan ... Başkanlığı Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 30.11.2020 tarihli raporu ile ölenin ölümü ile yaşanan trafik kazası arasında illiyet bağının bulunduğunun mütalaa edildiği, kaza tespit tutanağına göre sanık sürücünün kendi şeridinden ayrılarak ters istikamete geçtiği ve direksiyonu tamamen ters istikamete doğru kırarak kendi aracının sağ önünden ölenin aracının sağ önüne çarptığı, ölenin bulunduğu istikamette 15 metre fren izi olduğunun tespit edildiği ancak sanık sürücünün geçtiği istikamette fren izi tespit edilmediği, ... Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 30.09.2021 tarihli raporunda sanık sürücü ...'in, sevk ve idare hatası şerit ihlali yaparak iki yönlü yolun karşı yön istikamet şeridine geçerek ölen sürücü idaresindeki otomobilin seyir şeridini kapattığı ve kazaya sebep olduğundan meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile asli kusurlu, ölen sürücü ...'ün ise karışmış olduğu kazada atfı kâbil kusuru bulunmadığının mütalaa edildiği, karşı yönde seyretmenin yerleşik Yargıtay uygulamasında bilinçli taksir hali olarak kabul edilmekte ise de, tüm dosya kapsamından sanığın ölenin şeridine geçişinin anlık olduğu, sanığın burada anlık bir duraksama yaptığı, bu anlamda tam anlamıyla "ters istikamette seyretme" durumunun oluşmadığı, sanığın savunması da göz önüne alarak kaza olma ihtimalini öngördüğü halde davranışına devam etmekte ısrar ettiğinin kabulünün mümkün olmadığı kabulü ile bilinçli taksir unsurlarının oluşmadığı anlaşılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, azami hız limitinin 50 km olduğu yolda ''düz çizgi ile sollama yasağının'' mevcut olduğu, kaza noktasına 20 metre kala ''viraj levhasının'' bulunduğu ve yolun virajlı olduğu gözetildiğinde, sanığın, virajlı yolda sollama yasağı bulunan diğer şeride geçtiği, sanığın şerit ihlali yaptığını gören ve tehlikeyi fark eden ölenin frene basmaya başladığı, ölenin hızını düşüren 15 metre frene basma girişimine rağmen kazanın ölenin ait olan şerit üzerinde meydana geldiği, ölenin 15 metrelik fren izi nazara alındığında, sanığın da ek savunması sırasında ''...10-15 sn kadar diğer şeritte kaldığını...'' beyan ettiği gözetildiğinde, sollama yasağına dair düz çizgi bulunan söz konusu virajlı yolda 10-15 sn kadar kalınmasının 'ani bir dalgınlık' olarak kabul edilemeyeceği, buna göre sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü ile sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında olay sırasında ölen sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki aracın kendi şeridine doğru seyrettiğini görmesi üzerine, şerit ihlali yaparak iki yönlü yolun karşı yön istikamet şeridine geçerek ölen sürücü idaresindeki otomobilin sağ ön kısmına çarpması sonucu meydana gelen kazada, sanığın sollama yaptığına dair dosyaya yansıyan delil bulunmadığı dolayısıyla sanığın eyleminin şerit ihlâli yapmaktan ibaret olduğu anlaşılmakla, olayda, bilinçli taksir koşulları oluşmadığından, sanık hakkında basit taksirden hüküm kurulması gerekirken bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2026 tarihinde karar verildi.